Sürü sürü arı kuşları geçti üzerimden,
Sazlıklardan havalandı balıkçıllar.
Bir taş atımı ta tepemden, yazıdan,
Dağlara çekilmeden bulutlar.
Gönül gayb aleminde kime meyleder ey yar?
Bakışlar, gülüşler sahi kime meyleder?
Sen sustun erbain gibi çöreklendi güz,
O işve o naz kime meyleder?
Erenler demi sürmede bu can.
Gece çöker, Ergan Dağı harlanır.
Sökün eder yarenler, yürektir dağlanır.
Ay dolanır, konar göçer geceye
Kapanmaz yaralar gönülde sızılanır.
Şivanlar yükselir, yanaşır geceye
Bulut olup şu âlemde gezinsem,
Kuş gibi rüzgârınla yarışsam,
Gün olup şol semayı kucaklasam,
Eşiğine düşmek dilerim, ol huzura varsam.
Yaşamın iç içe geçtiği vakitlerde,
Sarmal halkalarında umudun,
Gördüğüm ne varsa sana dair,
Kanatıyor mücavir kaldıkça ömrüm.
Bak nasıl da büyüyor,
Kapanmalı yaralar mestane açmalı gonca
Tomurcuklar, filizler benim kadar telaşlı.
Gel nazenin, gel kıl gönülde karar bu bahar
Lütuftur bana varlığın, ab-ı hayat misali bakışlar.
Ne çok severim bir bilsen
Adaları ve martıları
Gelin duvakları sarılır
Fenerler aydınlatır gölgeleri.
Gül bahçesinde solan o gül ben oldum.
O güle yangın her dem can ben oldum.
Her goncada yarin hayaliyle avunan ben
Ol sine-i gülzarda feryat eden yine ben oldum.
Güller, nergisler, laleler soldu.
Yar küsünce gülmek zordu.
Kahır kabulüm sevincim kordu.
Boşalan kadehim seninle doldu.
Ben buralardan çeker giderdim
Ayak izlerine takılı kaldım.
Ilık meltemin dalları eğmişti
Bir zeytin ağacının gölgesinde kaldım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!