Aklımı aldın, kalbimi çaldın; hey kız, hey kız koy yerine.
Susamıştın, susamıştım tenine, tenine hey kız, hey kız, dön evine.
Sararıp soldum, mum gibi oldum; hey kız, hey kız dön evine.
Hayalim sendin, bırakıp gittin; hey kız, hey kız, dön evine.
Üflediler söndüm, üfledin söndüm hey kız, hey kız, dön evine.
Beyhude geçmiş seninle bir ömür.
Arzular yıldızlar kadar yeğin ey ömür.
Ağarmış saçlar, şakaklara düşen ak,
Gözlerden ırak zibil olup düşmüşüm.
Gül bağçasında solan o gül mən oldum!
O gülə yanan, hər dəm can mən oldum!
Hər qönçədə, yarın xəyalıyla ovunan mən...
O sinəyi-gülzarda, fəryad edən yenə mən oldum!
Bir kırık gitar...
Sahi ne çok şeyi anımsatır;
Tükenmişliğe dair,
Bir kırık kalptir şimdi zaman.
Ne gelip geçen ilk aşk, ne ilk fırtına...
Delice savrulup coşmakta hala.
Dinecek mi bilinmez.
Sükuta erecek mi?
Seni anlatacak en latif kelime,
Bulamadım sevdiğim...
Bulamadım,
En zarif kelime
Seni hatırlatacak Mecnun’a...
Yitip giden günler misali
Umutlar da tükenir bir gün.
Yalnız aşk kalır geriye
Kayboluşun külleri savrulur.
Bizim memlekette
Ne kavruk benizli,
Ne bahtı kara insanlar yaşar.
Geçim sıkıntısıyla eğilmiş başları,
Nasırlaşmış elleri, kamburlaşmış bedenleri;
Nice garip kızlar ve kızanlar yaşar.
Yağmur yağıyor,
Sesini duyuyorum.
Gözlerim kapandı kapanacak
Tomurcuklar patladı patlayacak
Biz kıyameti yaşadıktan sonra.
Haydi çocuklar haydi!
Ayağa kalkın şimdi.
Gün doğdu doğacak
Güneş ufku boyayacak.
Yaşasın bugün 23 Nisan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!