Rüzgâr diniyor…
Yoncalar boyun eğiyor…
Ben ise ayakta kalıyorum,
Boş ellerimle.
Bahçemdeki kiraz ağacı henüz çiçeğe durmadan
Dediler oynaşına varmış azmak kertmesi Nigar
Evliydi oysa, bırakıp iki evladını ortada
O da anasının yolunda; hayret hem de o yaşta!
Dayanamamış yalnızlığa zaar.
Bahar gelir gözlerinin rengine
Sevdadan mı diye sorar aşıklar
Susar yankısı kalmış ateş
Bahar gelir gözlerinin rengine.
Sevdadan mı diye bakar aşıklar
Beni bulamazsan üzülme,
Eşyalarımı bulacaksın:
Kestiğim taşları, açtığım yolları,
İşlediğim heykelleri bulacaksın.
Ve göreceksin ki binlerce yıl öteden,
Hiç yalanım yok
Hiç yalanım yok aşktan yana.
Bilseydim böyle olacak
Gider miydim seni bırakıp.
Ben seni çok sevdim,
Aklımı aldın, kalbimi çaldın; hey kız, hey kız koy yerine.
Susamıştın, susamıştım tenine, tenine hey kız, hey kız, dön evine.
Sararıp soldum, mum gibi oldum; hey kız, hey kız dön evine.
Hayalim sendin, bırakıp gittin; hey kız, hey kız, dön evine.
Üflediler söndüm, üfledin söndüm hey kız, hey kız, dön evine.
Beyhude geçmiş seninle bir ömür.
Arzular yıldızlar kadar yeğin ey ömür.
Ağarmış saçlar, şakaklara düşen ak,
Gözlerden ırak zibil olup düşmüşüm.
Kabuğumu kırdım,
İçinden civciv çıktı.
Oysa aslandır yatan,
Ortaya civciv çıktı.
Gül bağçasında solan o gül mən oldum!
O gülə yanan, hər dəm can mən oldum!
Hər qönçədə, yarın xəyalıyla ovunan mən...
O sinəyi-gülzarda, fəryad edən yenə mən oldum!
Bir kırık gitar...
Sahi ne çok şeyi anımsatır;
Tükenmişliğe dair,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!