Açılmış ardına kadar kapılar,
Karşıma geçip öylece durmuşsun yâr.
Tenin uzak şehirlerin kokusunu taşır,
Bir yalıçapkını sazlıklardan havalanır.
Şu korona günlerinde
Bizim apartmanda ayrı bir telaş
Kreş yeri sanırsın Demir Apartmanı.
Gel gör çoluk çocuk öyle avaz avaz.
Boş bir hayale meyledip çerağ misali yanma kız.
Sarıp sarmala ten kafesi sırılsıklam aşığım kız.
Ağzını yerim senin, ağzını senin kız
Nazarın düşer lamekan
Nazarın, tepeden tırnağa gül kokan.
Dört başı mamur bir beldenin serhatlerinde
Civanmertler tam tekmil nöbette bekler.
Cümlesi, baldıran zehri içtikte
Abıhayattır maşrapamızdaki derler.
Akşam olunca eve döner
Kuşlar, arılar, cümle canlılar.
Dağılmış bir yuvadan
Daha gamlı ne var?
Akşam olunca yar;
Alçalıp yükseliyordu deniz.
Dudaklarında,
Kuruyup kalmış bir damla tuz;
Gözlerinde erimiş mavisi,
Unuturmuş insan
Hiç yaşamamışçasına onca şeyi
Boş kalan kollarda ağırlığınca
Geçmiş güzel günleri.
Dönmez olur dil
Aşkı seninle tatmadan,
Ruhunda bir iz bırakmadan,
Ateşlerde yanmadan
Çekip gitmem buralardan.
Bahçende dolaşmadan,
Sevgilim, ay yüzlüm, meleğim,
Bir ummana vardım ki
Nefesin bahar meltemine eşdeğer.
Gözlerin cennetin tüm katlarını hapseder.
Ellerinde filizlenir güller, nergisler…
Elinde beyaz tebeşir,
Geldi durdu kara tahtanın önünde.
Gözlerinden yalımlar saçıyordu.
Savaş meydanlarının has başbuğu
Cehalete savaş açıyordu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!