Aklımı aldın, kalbimi çaldın; hey kız, hey kız koy yerine.
Susamıştın, susamıştım tenine, tenine hey kız, hey kız, dön evine.
Sararıp soldum, mum gibi oldum; hey kız, hey kız dön evine.
Hayalim sendin, bırakıp gittin; hey kız, hey kız, dön evine.
Üflediler söndüm, üfledin söndüm hey kız, hey kız, dön evine.
Cemreler düştü, biliyorum.
Gelinlik kızlar gibisin şimdi.
Süsleneceksin, biliyorum;
İçin içine sığmıyor, belli.
Dur, saçını başını yolarlar şimdi.
Kabuğumu kırdım,
İçinden civciv çıktı.
Oysa aslandır yatan,
Ortaya civciv çıktı.
Gül bağçasında solan o gül mən oldum!
O gülə yanan, hər dəm can mən oldum!
Hər qönçədə, yarın xəyalıyla ovunan mən...
O sinəyi-gülzarda, fəryad edən yenə mən oldum!
Bir kırık gitar...
Sahi ne çok şeyi anımsatır;
Tükenmişliğe dair,
Seni anlatacak en latif kelime,
Bulamadım sevdiğim...
Bulamadım,
En zarif kelime
Seni hatırlatacak Mecnun’a...
Yitip giden günler misali
Umutlar da tükenir bir gün.
Yalnız aşk kalır geriye
Kayboluşun külleri savrulur.
Pencere önünde duruyorum,
Aşkla bakıyorum sana.
Bir kedi dolanıyor ayaklarına,
Kaldırımın ta ortasında.
Bizim memlekette
Ne kavruk benizli,
Ne bahtı kara insanlar yaşar.
Geçim sıkıntısıyla eğilmiş başları,
Nasırlaşmış elleri, kamburlaşmış bedenleri;
Nice garip kızlar ve kızanlar yaşar.
Yağmur yağıyor,
Sesini duyuyorum.
Gözlerim kapandı kapanacak
Tomurcuklar patladı patlayacak
Biz kıyameti yaşadıktan sonra.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!