Geçip gitsin istedim,
Boynuma dolanan zamanın;
Hatırlatsın istemedim,
Ölgün duygularını yaşamın.
Kanat çırpışında o son demlerin,
Haydi aç kollarını!
Bak, martılar geliyor.
Dalgalar köpürdü köpürecek,
Bir kayık geçiyor.
Sulusepkene döndü bu sabah burada kar.
Gök kubbeyi sardı hırçın deniz.
Gözlerin bulutlara sevdalı elvan bir bahar.
Bu sene de vakitsiz geldi kış.
Gel, koynumda demlen yar.
Kara lastiğinden fırlayan parmaklarına bakıp.
"Kara delikler bizleri de yutar mı?" diye sordu çocuk.
"Kara delikler insanları yutmaz." dedi muallim
"Ufak tefek işlerle uğraşmazlar onlar
Yıldızları yutarlar."
(Kocaali…)
Hangi yana dönsem köpüren sen,
Hangi yana meyletsem bir sitem.
Konuk sevmez deniz,
Hangi yana başımı çevirsem,
Kara kediler uğursuz olur dedi kadın.
Okul bahçesinde doğuran kediye bakıp
Uğursuzdur, uğursuzluk getirir.
Kantinden iki karton kutu kapıp getirdi hademeler.
Birini açıp altına serdiler.
Ay yanacak bulutlara varanda.
Küreklere asılacak gece.
Küçüksu'da, Çamlıca'da, Beykoz'da.
Şavkı vuracak yıldızlar ay demir alanda.
Karlı olur bizim dağın yaylası.
Nazlı olur köyün civan kızları.
Sevda çeken gönül bir de cabası
Aşk depreşince seyran olur duldası.
Bağa vardım; çökmüş kagir hogulu.
Tomurları arsızdı mart güneşinin
Ve gönlümde kayısının
Çiçeğe durmuş sureti.
Sabaha karşı dört suları.
Bir kedicik pencerede.
Söyleyecekleri mi var,
Susupta sineye çektikleri mi!
Yanık Efe öyküsü var serde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!