Sen gelince, evin kedisi şımardı.
Pencere önü sardunya,
Bahçemdeki yaban mersini,
Uzayıp giden defne,
Cenderedeki ceviz ağacı...
Soğuk iklimler gibisin
Çalıp giden kapımı haylaz bir çocuk
Yaz biter, kış gelir.
Gölgeler uzar
Günler yakar beni, sensizlik kor.
Sen giderken yârim,
Sen bende yiterken,
Bir tutam yaldızlı semayı,
Farkında olmadan
Yeşili, maviyi, moru, turuncuyu...
Su başında biten nane,
Yar gelmez bizim eve,
Yar gelmez bizim eve,
Yar gelmez, gelmez.
Böyle her gece Kınalı, Heybeli, Burgaz
Tenhada başlar sultanım o büyük aşklar.
Değince nazarı baharın; faytonlar, yalılar, kayıklar,
Sönmeye yüz tutmuş çerağ uyanır.
Susarım, yâr incinmiş derler;
Mecnun’dur, yolları bağlanmış derler.
Kor ateşlerde yanmış derler,
Bir ömür geçer sinede yara derler.
Her uyandığımda,
İsminle başlıyorum güne.
Yok diyorum kendi kendime:
Gitmemiştir, buralardadır hâlâ.
Sonra kalkıp mükellef
Ugrıdan, yatdan el çek ogıl.
Yavızdan, suktan kek sakla.
Yir Sub idisi Tengri ermiş;
Yavlakka el açıp yarlıgama tileme.
Ugrıdan, yatdan el çek ogıl.
Uçarıdır deli gönül uçarı
Sanma kanat çırpıp havalanmaz,
Örselenmiş bir kalp
Başka bir kalbin yerini alamaz.
Sıdk u sefa ile vardum dergâha
Dedüm ol sefih gönüle peyman eyleme
Dedü ne gam yar sûretü hoştur bana.
Dedüm ol nigâhı mestaneye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!