Hayal kurmayı bıraktım, çok zaman önce.
Daha az uyuyorum mesela
Tek öğünle yetiniyorum.
Kıyafetlerimi dahi özensiz seçiyorum.
Saçlarımı taramadan sokağa çıkıyorum.
Gürgendi kızağım
Gürlerdi süzülürken beyazda
Oturaklıydı, gürgendi
Sarılınca yelesine kaçardı
Gürgendi dedik ya!
Ne gazı, ne freni...
Görmeden de sever insan.
Ellerini tutmadan,
Katığına aş yapmadan.
Turunçlar çiçek açarken gel.
Şu korona günlerinde
Külliyen alışverişte millet.
Hani okula yeni başlayan
Talebeler vardır ya
Çöp kutularının başlarında
Bu umman, bu kumsal, bu ayışığı
Sahi yakamozlar ne kadar da sahici.
Ne güzel günlerdi unuttum kardeşim
Yitip gitmeseydin sen o akşam üstü.
Bilge Kağan der:
Yeşil gözlerin, o latif sözlerin var ya!
Bir ömür sakladım seni ruhumda.
Bakışların var ya; vurdun, susamıştım aşka!
Ne sen bildin beni, ne ben, burada sılada.
Güneş vurdu pencereme, ay çekildi,
Rüzgarların dalgalandırdığı sahralar ne güzel.
Bir güvercin gerdanı gibi bekler durur ömür,
Bir kez dönüp baksan maziye ne çıkar?
İstemem senden, ne bir tebessüm, ne bir buse lalezar.
Bir kez dönüp baksan ardına ne çıkar?
Hayalindir bu, beni sana bağlar.
Geçmiş zaman bu, ağırlığınca içe dolar.
Sen ne gülsün ne bülbül lalezar.
Şu mahallenin kedisi kadar
bir kıymetim yok dedi adam.
Banka yayılmış bir acayip somurturken.
Sokak kedilerine sahiplenen kız geçti yanından,
Uyuz köpekleri battaniyesiyle sarıp sarmalayan adam.
Saramadım yarin de kollarını
Veremedim acı da ilacını
Soranda ben bilemedim ayarını
Hadi oradan kız git işine!
Ben eğdim sen vardın mı yemişe?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!