BEN YANMAZDIM BU KADAR
Zamanın sustuğu, kelimelerin boyun eğdiği bir boşluktayım.
Herkes bir parça ateşle gelir dünyaya; kimi onunla ısınır, kimi de yakıp geçer. Ben ise yanmayı değil, senin ellerinde kül olmayı seçtim.
Şimdi dinle…
Bu duyduğun yalnızca bir şarkı değil; göğüs kafesimin içinde adı konulmamış bir fırtınanın sessiz çığlığıdır. Seni sevmek, insanın kendi kıyametine gülümseyerek yürümesiymiş.
Öyleyse başlasın yangın.
Ben zaten çoktan duman oldum.
Diyorlar ki: “İnsan bir ah uğruna bu kadar yanar mı?”
Bilmiyorlar…
Mürekkebi gözyaşıyla inceltilmiş bir ömrün hangi mısrasında yitip gittiğimi bilmiyorlar. Ben senin bakışlarında, bir mühendisin cetvelle çizemediği o kusursuz hüzne vuruldum.
Ruhumun dikişleri, her adını andığımda yeniden sökülüyor.
Eğer bu bir delilikse, dünyanın en akıllı adamı olmaktan istifa ediyorum. Çünkü sen; dualarımın en gizli cümlesi, hiçbir kitabın yazmaya cesaret edemediği o son fasılsın.
Ve bitti…
Ses sustu, saz dindi.
Ama içimdeki kördüğüm hâlâ yerli yerinde.
Şimdi bana öyle bir bak ki bütün yangınlar utansın soğukluğundan. Gidiyorum sanma; ben bu şiirin her harfinde senin kalbine saklandım.
Beni orada ara.
Beni orada sev.
Beni orada mahvet.
Çünkü senden gelen her yıkım, benim en büyük imarımdır.
Cengiz YAMAN
15.05.2004
Kayıt Tarihi : 18.04.2007 22:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!