Siyah Gülün Sessizliği
Sana söyleyemediklerim büyüdü içimde,
bir siyah gül gibi…
Ne kokusu ulaştı sana
ne de dikenleri kanattı ellerini.
Merhaba sevgilim,
bu sana sayısız mektuplarımdan yine biri…
adresini çoktan unuttum,
çünkü artık hiçbir yer
senin kadar “yer” değil.
Burası hastanenin birinci katı,
Sobanın Ateşinde Sen
Yanan sobanın korunda, seni düşledim bu gece;
Ateş kızardıkça, içimde bir yer daha ısındı.
Alevlerin kıvrımında belirdi birden yüzün,
Her çıtırtı adını fısıldadı karanlığın göğsüne.
İzledim dumanı; göğe yükselen her ince çizgi,
SOL ANAHTARI
Bir sol anahtarı gibi girdin hayatıma,
sessizce…
ama bütün suskunluklarımı
Soldu güllerim
Bir daha açmaz soldu güllerim,
Kurudu dalımda bütün düşlerim.
Ne kadar güneş doğsa da üstüme,
Bir bahar uğramaz artık gönlüme.
SONBAHARIN UTANGAÇ GELİNİ
Yine her yer altın renginde…
Sarı, yeşil ve kırmızı
birbirine karışmış.
Son Bakışın Kırdığı Yer
Birini son kez görmek mi daha zor,
yoksa son gördüğünde
her şeyin bittiğini anlamak mı…
İnsan bazen vedaya değil,
Son Kez
Son defa gel... Uzatma aramızda kalan her şeyi. Ne yarım kalan cümleleri, ne de çoktan küle dönmüş umutları.
Ben aslında sessizce gitmek isterdim. Ne sitem ederek, ne de sevgimi dilime düşürerek...
insan en çok sevdiğine susamıyor.
SON KEZ SARIL BANA
Son kez sarıl bana…
Öyle sıradan bir sarılış olmasın.
Sanki bütün ayrılıklar
Son Sobe
Puslu bir sabahın eşiğinde durdum,
Tam da içimin çölü gibi gökyüzü.
Kaç kere gidişine yeminler kurdum,
Yine de senden çekemedim bu yüzü.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!