Yüzümde boya, içimde fırtına...
Gülüşüm ödünç, acım yalnız bana ait.
Herkes alkışlar bu renkli maskeyi,
Kimse sormaz: “Gerçekten iyi misin?”
O kırmızı burun örter gerçeği,
PANİK ATAK
Bir gece ansızın çöktün üzerime, adı konmamış bir korku gibi... Ne kapıyı çaldın, ne de izin istedin kalbimden. Birdenbire büyüdü içimde sessizlik, ve ben kendi nefesime yabancı kaldım.
Göğsümde çırpınan kuş, kaçmak istiyordu sanki kendinden. Oysa insan, en çok kendi kalbinden kaçarken yorulurmuş.
PARA
Adı para…
Kimine göre özgürlük, kimine göre esaret.
Aslında ikisi de değil.
Sadece, insanın içinde ne varsa onu büyüten sessiz bir aynadır.
İçimdeki güçten gelir dışımdaki parlama,
Lakin bilmezler; o güç senin adınla başlar.
Bir gülüşün değdi ya ruhuma o gün,
O günden beri ben, eski ben değilim aslında.
Karanlıktım önce, kimse görmezdi beni;
PENCEREDEN BAK YOLLARIMA
Akşam güneşi batıyor,
gökyüzü usulca kızıldan karaya dönüyor.
Çık yollara sevdiğim,
Pinokyo’nun Kalbi
Ben bir Pinokyo’yum… tahtadan değil, kırılmış dualardan oyulmuş gibiyim. İnsan olmak istedim sadece, birinin gözlerinde gerçek sayılmak, birinin “kal” deyişine ömür bırakmak için.
Çabuk inanırım… çünkü kötülüğü öğrenemedi yüreğim. Bir gülüş görünce bahar sanar, bir sıcak söz duyunca kendine yuva kurar içim. Herkesi kendim gibi bilmenin cezasını çok gördüm ben.
Bazıları sevgiyi oyun sandı, ben ise bir ömürlük dua… Onlar geçip gitti kalbimden, ama ayak izleri kaldı. Ben yine de kimseye kin tutamadım, çünkü saflık bazen en ağır yaradır insanın içinde.
Ve evet… yalan söylersem uzar burnum benim. Ama kimse görmez her doğruyu içime gömdüğümde nasıl uzadığını yalnızlığımın.
Portakal Çiçeğinin Ardında Kalan Acı
Portakal çiçeği gibi nazlıydın,
dokunmaya kıyamadığım bir bahar gibi…
Uzakta kalsan da,
kokun sızardı içime usul usul,
RADYO’DA ÇALAN SON ŞARKI GİBİSİN
Radyo’da çalan son şarkı gibisin
bir şehrin geceye teslim olduğu anda
kalbime sızan ince bir tını
ne başını kaçırabiliyorum senden
RASTLAŞIR MIYIZ BİR GÜN?
Merak ediyorum…
Rastlaşacak mıyız günün birinde,
herhangi bir yerde,
Rol Bittiğinde
Hayat bazen bir tiyatro sahnesidir;
Senden sadece oynamanı ve gitmeni isterler.
Alkışlar sahte, sözler ezber...
En çok da kalbin, doğaçlama kanar bu sahnede.
Sana bir rol verirler önce;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!