RÜYA İÇİNDE RÜYA
Rüya içinde rüya yaşadık biz,
gerçeğe en çok benzeyen,
ama uyanınca en çok can yakan…
RÜZGÂRA SORUYORUM SENİ
Penceremin perdesini usulca havalandıran rüzgâr…
Denizleri köpük köpük ayağa kaldıran rüzgâr…
Sana değil, sana benzeyen hâline soruyorum onu;
RÜZGÂRIN SON CEVABI
Penceremin perdesini son kez titreten rüzgâr…
Denizleri köpük köpük susturan rüzgâr…
Artık sorularımı değil, suskunluğumu taşı.
Ayrılık mıydı payımıza düşen,
Yoksa ayrılsak da birbirimizin içinde büyüyen bir ışık mı olmalıydık?
Seni sevmenin ve özlemenin inan haddi hesabı yok.
Seninleyken zamanın nasıl kuş olup uçtuğunu,
SAHİLDE KALAN İKİ GÖLGE
Akşam, denizin omzuna usulca başını koymuştu.
Gökyüzü, son kızıllığını suya bırakırken,
ben, dünyanın bütün gürültüsünden uzak,
yanında susmanın bile mutluluk olduğunu öğrendim.
Bir fırtınada sığınılacak o kadim ağaç gibi,
Kaçıp sana saklanasım var...
En azından yağmur dinene,
Sen "git" diyene kadar.
Terk edilmiş, boş bir virane misali şu gönlüm;
SALINCAK
Bir salıncaktı yüreğim,
senin gelişlerinle göğe yükselen,
gidişlerinle toprağa çakılan...
Sana Değil, Kendime Ağladım
Gözlerin beni ağlattı…
Bir insanın bakışı
Bir ömrü nasıl paramparça eder,
Sende öğrendim.
İlk Mektup
Merhaba canımın içi,
Bu sana ilk mektubum...
Kelime kelime içimden kopup,
Ellerine varmak isteyen bir sızı gibi.
Öyle özledim ki o ceylan bakışlarını...
SANA KALAN YERİM
Seni sevmek,
bir gecenin koynunda
adı konmamış bir yıldızı beklemek gibi…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!