CEEE!”
Perdeler alkışladı.
Kapı kolu kahkaha attı.
Saksıdaki çiçek tempo tuttu.
Ben de ciddiyetimi koltuğun üstüne bırakıp dedim ki:
“Sen burada otur, ben gülmeye gidiyorum.”
Düşmek diye bir şey yokmuş.
İnsan sadece kahkahanın içine denk gelirmiş.
O günden sonra
muz kabuğu bile bana selam vermeden kaymıyor.
Merdivenler bile dedikodu yapıyor:
“Bak bak yine geliyor…”
Tam “Artık olgunum.” dediğim anda
evin içi organize oluyor:
Çorap tek başına isyan,
kumanda özgürlük ilanı,
kaşıklar gizli toplantı…
Ve ben ne zaman toparlansam,
hayat köşeden çıkıyor:
“CEEE!”
Ben de artık korkmuyorum.
Kahkaha, hayatın insanı dürtme şekliymiş.
Hayat bir gün yanıma geldi.
Kulağıma eğildi:
“Ne zaman çıkacağım karşına?”
Dedim ki:
“İstediğin zaman…
Ama yavaş gel.”
Güldü.
“Olmaz,” dedi.
“Ben sürprizim.”
Sonra kayboldu.
Uzaktan sesini bıraktı:
“Haber verirsem CEEE olmaz ki!”
ben o günden sonra şunu öğrendim:
Hayat ciddi bir şey değil…
sadece iyi saklanan bir şaka.
Kayıt Tarihi : 1.07.2026 16:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!