Vazgeçemedim
Yeter…
kurtulamıyorum sevdandan,
her denediğimde daha derine batıyorum sana.
Gelmiyorsun artık,
Sen bu kelimeleri veda say,
Ben suskunluğumu son cümle yaparım.
Dudaklarımdan düşen her harf,
Eksiltirken seni içimden;
Ne tuhaf...
Dost maskesi takmış o kalabalık,
Seni benden, bizi bizden kopardı.
Gönlündeki o sahte aydınlık,
Benim sadık sevgimi hiçe saydı.
Herkes izimi sürmek isterken dışarıda,
VURGUN
Kime uğrar bu aşkın yolu? Hayat bu... Sağı solu belli olmaz. Bir gün bahar diye açtığın kapı, ertesi gün fırtınaya çıkar.
Bir vurgunun içinde sen de yenildin aşkım. Ben ise yenilmeyi değil, sana inanmayı seçtim.
Kapılar kapanır bazen... Hiç ummadığın anda bir mucize usulca aralanır. İnsan mutlu olunca, "Kafan mı güzel?" derler. Oysa bilmezler; aşkın sarhoşluğu, şarabın değil, yüreğin başını döndürmesidir.
YAĞMUR TAŞ ÜSTÜNE
Yağmur yağar taş üstüne,
taş susar,
ben senin yerine ağlarım.
Yakamozlu Bank
Bu gece yine geldim...
Seninle oturduğumuz o eski banka.
Deniz aynı deniz, gökyüzü aynı gökyüzü,
ama hiçbir şey eskisi gibi değil artık.
Yakantop Değil, Senmişsin
Yakantop oynardık seninle,
güneş bile araya girmezdi—
bizim oyunumuz
kalabalığa bile fazla gelirdi.
Yalanmış Sevdan
Yalnızlık kolay değil… Bunu en çok, Gece herkes susunca anladım. İnsan bazen bir şehri değil, Tek bir sesi özlüyor. Ve sensizlik, Kalabalığın ortasında bile İçime çöken karanlık gibi büyüyor.
Her yaşadıklarımız Film gibi gözlerimde… Bir sahnede gülüşün var, Bir sahnede ellerin, Bir sahnede “gitmem” deyişin… Ama en acısı, Finalini bildiğim hâlde Hâlâ seni izliyor oluşum.
YALAN SEVDANA
Gidişini izlemek ne zormuş,
İnsan en çok da
sevdiği adamın ardından bakarken
Ben seni uyurken izlemiştim;
Kirpiklerinde saklı bir masal sandım kendimi.
Sessizliğine sığındım, nefesini ezberledim;
Oysa her düşünde benden başka yüzler varmış...
Seni bana yâr, adımı kalbine mühür sandım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!