ÇIKARTIN
Hayatımızdan çıkartın... Hasetle gözleri kararanları, mutluluğumuza gölge düşürenleri.
Çıkartın... Kıskançlığını tebessüm diye saklayanları, yüzümüze gülüp ardımızdan kuyumuzu kazanları.
Çıkartın... İftirayı diline ekmek edenleri, doğruyu eğip büküp yalanı alkışlayanları.
Çıkartın... İki yüzle yaşayanları... Bir yüzü dost, öteki yüzü hançer olanları.
Çıkartın... Dedikoduyla ömür tüketenleri, başkasının acısından kendine bayram kuranları.
Bırakın gitsinler... Onların kirli ayakları, temiz yüreklere misafir olamaz.
Biz; vicdanı yastık, dürüstlüğü pusula, sevgiyi ekmek bilenlerdeniz.
Varsın eksilelim, ama eksilen insanlar değil, karanlıklar olsun.
bazılarını hayatından çıkartmak, bir insan kaybetmek değil; huzurunu geri kazanmaktır.
Öyle insanlar vardır ki... Yüzünde tebessüm taşır, yüreğinde zehir büyütür.
Alkışlar gibi görünür, ama her alkışının arasında sessiz bir beddua saklıdır.
Onlar, gölgesi bile üşüten insanlardır. Bulundukları yere bereket değil, huzursuzluk taşırlar. Her güzel sözü eğip büker, her mutluluğa bir kusur ararlar.
Oysa hayat, kirli niyetleri sonsuza kadar taşımaz. Rüzgâr nasıl kuru yaprağı önüne katıp götürürse, zaman da maskeleri bir gün mutlaka düşürür.
Haset, önce sahibinin yüreğini yakar. İftira, en çok söyleyenin vicdanını kirletir. Dedikodu ise, başkasının adını değil, kendi karakterini tüketir.
Biz artık kimseyle savaşmayacağız. Evet kimi insanlara verilecek en büyük cevap, sessizce hayatından çıkartmaktır.
Bırakın... Kendi kurdukları karanlıkta kendi seslerini dinlesinler. Biz ise yolumuza devam edelim.
Güneş, çamura değil; yüzünü gökyüzüne çevirene doğar.
Önce sustuk... Fakat her söze cevap vermek, her insana değer vermektir.
Sonra öğrendik... Çamur atanların elleri kirlenir, güneş ise hiçbir zaman çamurun içinde batmaz.
Siz; hasedinizi büyütürken küçüldünüz. İftiralarınızla doğruları örttüğünüzü sandınız. İki yüzünüzle herkesi aldattığınızı düşündünüz. Oysa unuttuğunuz bir şey vardı:
Vicdanın sustuğu yerde, kader konuşur.
Bugün bizi konuşanlar, yarın kendi sessizliklerine mahkûm olacak.
zaman; en adil hâkim, hakikat ise en güçlü şahittir.
Biz ardımıza bile bakmadan gidiyoruz... Arkamızda insanlar değil, maskeler bırakıyoruz.
Bir gün herkes, kendi kazdığı kuyunun tam ortasında kendi yankısıyla baş başa kalacaktır. İşte o gün, adalet konuşacak; biz ise çoktan yolumuza devam etmiş olacağız.
Kayıt Tarihi : 31.07.2026 20:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!