Gecenin son kozasını yırttı kehribar bıçak,
Ufkun şahdamarından sızan bu kızıl iltibas;
Göğün kandillerini üfleyen serin bir heves,
Zamanın sarnıcında uyuyan gölgeleri sağdı.
Fecir, dilsiz harflerle kazıyor adını taşa;
Uykunun köhne sedirinde unuttuğun o suret,
Güneşin fildişi kadehine dökülen sirayet,
Araf’ın eteğinden silkiniyor usulca.
Bak, eşyanın teninde kırılıyor eflâtun sükût,
Göz kapaklarında ağırlaşan o kadim keder,
Işığın hezeyanıyla yıkanıp kül oldukça;
Varlık, kendi yankısına uyanan bir mabettir.
Şimdi çöz göğsündeki zembereğin pasını,
Gündüz ki; gecenin unuttuğu en cüretkâr yalan,
Ve adımların, bu kırılgan sahnede
Yeniden dirilmeye yazgılı birer mısra.
Candan
Ruhumun RenkleriKayıt Tarihi : 17.10.2026 16:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!