EYÜP DALKILIÇ
Lisans eğitiminin ardından çalışma hayatından emekli olan Eyüp Dalkılıç, yaşamını okuma ve yazma tutkusuyla sürdürmektedir. "Vicdanın Işığı" isimli bir romanı bulunan yazar, aynı zamanda şiiri "his dünyamızın rüzgârı" olarak tanımlayan bir gönül adamıdır.
Şiirin, insanın benliğindeki saklı duyguları uyandıran bir tebessüm olduğuna inanır. Amatör bir heyecanla kaleme aldığı eserlerini şiir severlerle paylaşmaya devam eden Dalkılıç; okumayı, yazmayı ve eleştiriyle gelişmeyi bir yaşam biçimi olarak kabul eder.
Gecem içimde büyür, bana dar gelir âlem,
Gök kubbe çatlar sanki, üstüme çöker elem.
Adım gölgemden ağır, yol benden ürker gibi,
Bir ben var bende kayıp — ben ona esirim.
Ay, taşta iz arar da bulamaz yüzümden,
Aşk; kendini kaybeder, en derinlerde,
Âşık gönül yakar, tutuşur geceler.
Uzaktır her dâim, tutulmaz el ile,
Mutluluk masaldır, görünmez göz ile.
Tende yangın başlar, özü salar derde,
Kaçtığım her sokak dibi karanlık,
Ne zaman geçer, ne gelir aydınlık.
Gölge içindeyim, puslu sır gibi,
Pusuda bekliyor kahpe düşmanlık.
Bende kalmadı hiç derman ve varlık,
Çocukluğumun tek kahramanı o canımın canı,
Ne Karaoğlan ne de Kara Murat'tı, o babamdı.
Yüreği sevgiyle dopdolu, cefakar bir adamdı,
Elimde güç, gözümde umut cebimdeki babamdı.
Ben şiirden anlamam dostum,
Ben insandan anlarım.
Bir çocuğun ayakkabısındaki yamadan,
Bir ihtiyarın bakışındaki yaradan...
Sözü süsleyip satmak değil derdim,
Ben o "yek çeşit" çamuru sevdim.
Ey yolunu kaybetmiş kuru kalabalık,
Ben senin içinden sürgün edilmiş sesim.
Taşım ağır, çağım kör,
Ama hâlâ secdeye varan bir alnım var.
Yıkılmadım, bu bir rükû.
Herkes yıkıldım sanıyor.
Efkârım ağırdır ömrü âhirde,
Gözümde biriken yaş, dökülmez.
Mısrâ erir son hecede dilimde,
Defter kapandı, hâtırâ silinmez.
Yılların çefası çöktü omzuma,
Gönlümde kabarır bir isyan,
Sevmek değil bu —
yarım kalmışlığın bıraktığı sızı.
Avucumda zaman kül gibi,
üfledikçe eksilir.
Sen yoksun, ama buradasın,
Ölsem de istemem hiç, o ayan yüzün solsun,
Senin parlayan nurun, dünyaya ışık gibi.
Hülya sırlar içinde, açılmamış tek sırrım,
Bu karanlık kabirde, bana kalan nur gibi.
Ben bu Hülya’yı diri diri kalbime gömdüm,
Ne yapayım, neyleyim ben, viran oldu dünyam,
Gönül hanem harabedir, yıkık kalsın Leylam.
Zihnim içinde sis, kayıp aklım yok kemalim,
Bu ruh artık hakikati bilmez olur Leylam.
Gördüğüm düş müdür, gerçek midir, bir yalan mı?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!