Eylül Çiçeği Şiirleri - Şair Eylül Çiçeği

0

TAKİPÇİ

Eylül Çiçeği

Şiirlerin Babasına
​Bugün senin günün, ey kalbi ince şair,
Dökülsün mısralar o güzel güne dair.
Evlatların canıdır, senin ruhunun izi,
Bu kutsal emanetler birleştiriyor bizi.

Devamını Oku
Eylül Çiçeği

Yazmam artık" dedim ama durmaz sitem edersin,
Kendinde kusur yokmuş, sütten çıkmış gibisin.
​Her masada sen vardın, elden ele dolaştın,
Resmini atıp bana, "bakma" diye sataştın.

​Bütün suçu yıkıp da kenara çekilirsin,

Devamını Oku
Eylül Çiçeği

Sığındın o sahte bayram gününe,
"Nasılsın" diyerek çıktın önüme.
Açtığın yarayı sordun dilinle,
Baktın o enkazın son eserine.
Vicdan aklar mısın iki kelamla?
Yüzleşmek kolay mı büyük yalanla?

Devamını Oku
Eylül Çiçeği

Yaşadıklarımızı, anılarımızı beraber ağladığımız güldüğümüz anları düşündüm,baştan sona kadar yazdıklarımızı okudum, hangisi gerçekti kavrayamadım.O atılan mutlu resimler daha gerçekti dedim sonra. Bir yanım iyiki sevdim tanıdım dedi, bir yanım kendime yaptığım en büyük ceza ve haksızlıktı dedi. Olsun ne yaptıysam ne yaşattıysam hepsi sevdiğim içindi. Kalbimin bir yanı çok kırgın.Hak etmedin bunları diyor,bir yanı alman gereken ders vardı diyor.Uykusuz gecelerim,rüyalarıma gelişlerin hepsini azat ediyorum. Annenin mezarına gidemedim,anlatırsam o belki hisseder üzülür diye. "Anneler üzülmeyi hak etmiyor çünkü"
Ama bir gün gidersem seni şikayet etmek için değil, Fatiha okumak için gideceğim. Belki o yaşasaydı sen daha başka biri olacaktın.

İdallerinden asla vazgeçme olur mu? Bari kendine verdiğin sözü tut.
Bu sayfayı kapatıyorum. Sende artık rahat edebilirsin.Seni sevmekten pişman değilim. Son kez uzunca resmine baktım ve içimdeki o yüke ve sana veda ettim.
Allah'a emanet.

Devamını Oku
Eylül Çiçeği

MASALARDA SENSİN, SUÇLU YİNE BEN

​Her masada sen vardın, adın dolaştı dilden,
Şimdi dönüp beni suçladın, vurup geçtin aniden.
​"Bakma" dedin gözüme, sitem ettin durdun,

Devamını Oku
Eylül Çiçeği

​"Ben dünyaya kötülük etmek için gelmedim Ömür Hanım.
Kalbimin kırgınlığı, bir başkasının canını yakmaya yetmez benim.
İyiliğimden vurdular beni, merhametimden kanattılar,
Yine de dönüp tek bir taş atmadım o sahte bahçelere.
​İnsan olanın kırgınlığı da asil olurmuş meğer.
Sessizce çekilir, kendi kabuğuna saklanırmış.

Devamını Oku
Eylül Çiçeği

Tanrı Dağı’na çıkacaktık yârim, hani sözün vardı?
Gök kubbenin altında dünya ikimize dardı.
"Seni bırakmam" diyen o yeminler, o sesler,
Şimdi uzak bir ülkenin ayazında nefesler.

​Gözlerin ufkumu çizen o mağrur zirveydi,

Devamını Oku
Eylül Çiçeği

Yemin ettim kendime, o dağa varacağım,
Göklerin bittiği yerde, tek başıma duracağım.
Bir kulun gölgesine sığınmadan yürüyüp,
Gönlümdeki hasreti o karlarla bürüyeceğim.

​Vadettiğin yolların uzağından geçerek,

Devamını Oku
Eylül Çiçeği

Kolay olmadı oğlum bu yollardan geçmek,
Tek başıma bir ömrü iğneyle işlemek...
Herkesin arkasını dönüp de gittiği o kışta,
Ben vardım senin arkanda, her zorlu akışta.

Babanın eksik bıraktığı ne varsa hayatta,

Devamını Oku
Eylül Çiçeği

Unuttum sandığım ne varsa o an sustu,
Zaman durdu, dünya koca bir sükuttu.
Bütün o cümleler, o kurallar eridi gitti,
Boynundaki o iki ben, sanki ömre yetti.

​Hasretle dokundum, özlemle öptüm o teni,

Devamını Oku