Yemin ettim kendime, o dağa varacağım,
Göklerin bittiği yerde, tek başıma duracağım.
Bir kulun gölgesine sığınmadan yürüyüp,
Gönlümdeki hasreti o karlarla bürüyeceğim.
Vadettiğin yolların uzağından geçerek,
Kolay olmadı oğlum bu yollardan geçmek,
Tek başıma bir ömrü iğneyle işlemek...
Herkesin arkasını dönüp de gittiği o kışta,
Ben vardım senin arkanda, her zorlu akışta.
Babanın eksik bıraktığı ne varsa hayatta,
Unuttum sandığım ne varsa o an sustu,
Zaman durdu, dünya koca bir sükuttu.
Bütün o cümleler, o kurallar eridi gitti,
Boynundaki o iki ben, sanki ömre yetti.
Hasretle dokundum, özlemle öptüm o teni,
Bir insanı, kendi rızasıyla kaldığı bir hapishaneden kurtaramazsın. O, o hayatın içinde kalmayı (gerekçeleri ne olursa olsun) şu an için tercih ediyor.
Tomurcuğun Vakti
Fırtınalar kopsa da, her söz menzilin bulur,
Sitem dilden dökülür, asıl mana can olur.
Ben iki yıl beklemiş, sabrın nakışıyım yar,
Benim açan gönlümde, sadece bir bahar var.
Toprağın ve asaletin.
Seni anlatsam; bir nehir derdim, sessiz akan ama yatağını kimseye vermeyen,
Sığ sularda yüzmeyi bilmeyen, derinliğini fırtınalardan alan.
Kırıldığı yerden çiçek açan o inatçı topraksın sen,
Her darbede biraz daha dikleşen, biraz daha kalkan.
Kurt yatağında hile, Türk’ün yurdunda sevda yanlış olmaz,
Gönlünü pazar yapanlar, bu asil makamı anlayamaz.
Sen aşkı korkakların gölgesi mi sandın?
Börte’nin olduğu yerde sahte tahtlar kurulamaz.
Bir yanda emanete hıyanet, bir yanda ucuz oyunlar,
Oysa bu topraklarda sevdi mi, tam sever boyunlar.
"Korkunun sildiği o kelimeler,
Sanma ki yok olup gider derinlerde.
Bir kalbi kanatarak kurulan o sahte tahtlar,
İlk rüzgarda darmadağın olur bu sahne.
Sen kendi yalan tarlanı ek dur kelimelerinle,
Benim merhametim sana fazla geldi, anladım.
Unutma; seni gerçekten hayatının merkezine koymak isteyen insan, seni bekleme odasında çürütmez. Kanatları kırık bile olsa, senin yanına yürüyerek gelmenin bir yolunu bulur. Kendini başkasının hikayesinde figüran yapma; sen kendi hayatının başrolüsün.
"Sözler ki birer maskedir artık yüzlerde,
Şiirler ki gerçeğin önünde eğilen birer gölge...
İçinde başkasını taşıyan bir gövdenin,
Dışarıya verdiği o nizamlı selam dürüst değildir.
Ben senin o süslü sahnende bir seyirci değilim,
Olmadım, olmayacağım da.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!