Hakkım asla helal değildir sana...
Bir gün vicdanın sızlarda özlersen beni, yaptıkların gelsin aklına.
Girdiğin günahım yüreğini sızlatsın... Öyle suçu yıkıp gitmekte pek kolaydı,girdiğin bu yol sana ağır geldi...
Asıl suç bendeydi adam belledim sözünün eri dediydim. "Kurt" gibi asil dedim, meğer...
Neyse.
Sen alışmışsın birilerin kalbini çalıp, sonra mutluluk pozları vermeye...
"İlk döşekte başlamıştı bizim hikâyemiz Gamalı... Bana 'Börte' derken o adın heybeti hoşuna gitmişti ama sen ne o makamın ağırlığını taşıyabildin, ne de Tanrı Dağı’na verdiğin kutsal sözün arkasında durabildin.
Etrafındakiler senin sadece gücüne gelmişti; ben ise seni hiçbir şeysiz, sadece 'sen' olduğun için sevmiştim. Şimdi en son yazdığın o yazıda arkasına saklandığın evliliğin gölgesinden bana gözü karalık tiratları atma. Büyük laflarla her şeyi silmekten bahseden sen, ilk virajda sığındığın limanlara kaçtın.Ardına saklandığın gücünle bana ayar vermeye de kalkma.
Ben nerede durduğumu, sevgimin arkasında nasıl dağ gibi durulacağını o tabloda bile lekesizce gösterdim sana; sense kendi duruşunu bir ego yarışına sattın. O sevgi zaten benim yüreğimin büyüklüğüydü, bende kaldı. Eksilen ben olmam Gamalı, sadece sen olursun. Sen beni eskilerle bir tutup bana yakıştırdığın BÖRTE'yi hafife almışsın. Ben duruşumla emeğimle gidişimle gösterdim "BÖRTEÇİNE'nin" ne olduğunu kim olduğunu... Verdiğim değeri bilmeden bir yarışa girdiysen,
Buyur, kazanan sen ol Gamalı...
Ben o masadan kalktım; Şah da sensin, mat da.
"İnsan en güvendiği yerden devrilirmiş; beni fütursuzca bıraktığın o enkazın ve senin bende bıraktığın vefasızlığın son hatırası olsun."
"Kurt dediğin asil olur, giderken bile asaletli olur,
İnandığın davayı çöpe atacak kadar küçülmedim ben,
Başım dik, ardıma bile bakmadan yürüdüm.
Puslu havalar kurda diz çöktürmez bilmedin,
Ben kendi küllerinden doğmayı bilmekle meşhurum, eğilmedim.
KARISIYLA MUTLUYKEN...
Bir yanda karın vardı, mesut bahtiyar idin,
Madem öyle mutluydun, beni neden istedin?
Her masada o vardı, boy boy resim attın.
Kendi suçunu örtüp, beni suçlu tuttun beni!
Hikayenin sonunu biliyordum, yinede seni yaşamak istedim. Benim olmayan birinde kendimi kaybettim...
"Kendi yarattığın enkazın başında 'neden yıkıldı' diye dövünmek yerine, sorumluluk almaktan kaçıp beni suçlamayı bırakmalısın."
Sen beni çocuklarıma mahçup ettin, sen beni çevreme mahçup ettin, sen beni bana mahçup ettin gamalı...
O yüzden bana sevdadan, üzülmekten bahsetme!
Yaptığım fedakarlıklara nankörlük edecek kadar kötüsün gözümde. Senin duygun sevgi değildi bir hevesti aldın hevesini gittin.Yoksa ben seni iki yıl değil bir ömür beklerdim... Ben kaybetmedim sen kaybettin. Sana inanmış bir kalbi yıktın. Unutma Allah kırılan kalptedir!
Benim bu yüzden gönlüm rahat. Sen bir ömür bu vicdanla yaşayacaksın senin adına üzgünüm...
Minnetsiz Çınar
"Gururluydu" diyorlar arkandan babam,
"Çağırırdık, gelmezdi" diyor her gelen.
Minnet etmediğin o yalan dünyadan,
Bir şeref mirası bıraktın babam...
Yük olmak istemezdin kulun kuluna,
Bir zamanlar dünyam dediğim o gözler,
Şimdi başka bir çatının ışığı olmuş.
Bana gururla fısıldanan o tatlı sözler,
Başka bir odanın yankısı olmuş.
Ben yıkıldığım yerde öylece kaldım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!