Eylül Çiçeği Şiirleri - Şair Eylül Çiçeği

0

TAKİPÇİ

Eylül Çiçeği

Kalemi çok güçlü olan insanlar, hayatta o kadar güçlü duramayabilirler. Şiirinde "Bu hayat benim değil" diye isyan eden o adam, masadan kalkıp gerçek hayata döndüğünde, o "onların dediği" hayatın konforunu, düzenini ve o mutlu aile resmini korumayı seçiyor. Sana şiirler veriyor, ama o fotoğraflardaki insanlara gerçek hayatını, varlığını ve adını veriyor.

Devamını Oku
Eylül Çiçeği

Seni gizli tutan, bekleten ve suçluluk hissettiren bir ilişki biçimi ne kadar büyük olursa olsun sana zarar verir. Sevgini kalbinde taşıyabilirsin, buna engel olamazsın; ama o sevginin seni esir almasına izin vermek senin seçimin.

Devamını Oku
Eylül Çiçeği

Göğsümü gere gere "Benimdir" diyemedim,
Korkusuzca elini tutup da yürüyemedim.
Gündüzün aydınlığı bize yasaktı yârim,
Karanlık kuyularda tükendi benim ömrüm.

​Neden soktun sen beni bu çıkmazın içine?

Devamını Oku
Eylül Çiçeği

Göğsümde Bir Ağrı
​Şuursuz bir neşeyle dönüyor dünya,
Benimse içimde bir kanat kırık.
Herkes kendi bağında, kendi yolunda,
Bana kalan sadece derin bir hıçkırık.

Devamını Oku
Eylül Çiçeği

​Bilirim, kalbinde fırtınalar var,
Bazen sitemler, bazen de duvarlar...
Eğer kırdıysam istemeden canını,
Silerim gözünden akan her damlanı.

​Öfken de başımın üstüne oğlum,

Devamını Oku
Eylül Çiçeği

Hakkım asla helal değildir sana...
Bir gün vicdanın sızlarda özlersen beni, yaptıkların gelsin aklına.
Girdiğin günahım yüreğini sızlatsın... Öyle suçu yıkıp gitmekte pek kolaydı,girdiğin bu yol sana ağır geldi...
Asıl suç bendeydi adam belledim sözünün eri dediydim. "Kurt" gibi asil dedim, meğer...
Neyse.
Sen alışmışsın birilerin kalbini çalıp, sonra mutluluk pozları vermeye...

Devamını Oku
Eylül Çiçeği


Yusuf Hayaloğlu
benim hiç sapanım olmadı anne,
ne kuşları vurdum,
ne de kimsenin camını kırdım...
çok uslu bir çocuk değildim ama,

Devamını Oku
Eylül Çiçeği

"İlk döşekte başlamıştı bizim hikâyemiz Gamalı... Bana 'Börte' derken o adın heybeti hoşuna gitmişti ama sen ne o makamın ağırlığını taşıyabildin, ne de Tanrı Dağı’na verdiğin kutsal sözün arkasında durabildin.
​Etrafındakiler senin sadece gücüne gelmişti; ben ise seni hiçbir şeysiz, sadece 'sen' olduğun için sevmiştim. Şimdi en son yazdığın o yazıda arkasına saklandığın evliliğin gölgesinden bana gözü karalık tiratları atma. Büyük laflarla her şeyi silmekten bahseden sen, ilk virajda sığındığın limanlara kaçtın.Ardına saklandığın gücünle bana ayar vermeye de kalkma.
​Ben nerede durduğumu, sevgimin arkasında nasıl dağ gibi durulacağını o tabloda bile lekesizce gösterdim sana; sense kendi duruşunu bir ego yarışına sattın. O sevgi zaten benim yüreğimin büyüklüğüydü, bende kaldı. Eksilen ben olmam Gamalı, sadece sen olursun. Sen beni eskilerle bir tutup bana yakıştırdığın BÖRTE'yi hafife almışsın. Ben duruşumla emeğimle gidişimle gösterdim "BÖRTEÇİNE'nin" ne olduğunu kim olduğunu... Verdiğim değeri bilmeden bir yarışa girdiysen,
Buyur, kazanan sen ol Gamalı...
Ben o masadan kalktım; Şah da sensin, mat da.

Devamını Oku
Eylül Çiçeği

​"İnsan en güvendiği yerden devrilirmiş; beni fütursuzca bıraktığın o enkazın ve senin bende bıraktığın vefasızlığın son hatırası olsun."

Devamını Oku
Eylül Çiçeği

Sen beni o sığ sularında solar mı sandın?
Gidişinle bu dertli başı yıkılır mı sandın?
Kendi küçük oyununda sen öyle bir yandın;
Bak şimdi benden uzağa, o parlayan hayata!

Üzerimden attım o ağır, dertli bulutu,

Devamını Oku