Şu fani dünyada yar yar bir gün gülmedim
Demi devranını yara yar sensiz sürmedim
Senin kara yazın yar yar benden ötürü
Senin başan gelen yar yar benden ötürü
Senin çektiklerin yar yar benden ötürü
Bu dünya bir gölgedir, güneş doğunca silinir,
Saltanat dediğin şey rüzgârla savrulan küldür.
Altın diye sarıldığın, yarın toprakla örtülür,
Gerçek mülk, kalpte doğan ilâhî bir nurdur.
Bir gül gibi açılır insan, sonra yaprak yaprak dökülür,
Aşkınla harâb oldu bu gönlüm, ne çâre kim
Bir derde mübtelâyım ezelden, ne çâre kim
Vuslat diye sunduğun o bir lahza-i hayâl
Ömrümce süren hicrana döndü, ne çâre kim
bu şehir kendini her akşam
sigara dumanına sarıp uyuyor
ben uyuyamıyorum
çünkü bir kadın var
harfleri serseri
bakışı liman kaçkını
En çok gidemeyenler yorulur,
kapıyı kapatamayanlar…
Ne kalır,
ne vazgeçer,
arada ömür tüketir.
Böyle bir diyârı ne kalem vasf edebilir,
Ne dildeki sözler taşır o sırr-ı zarîf.
Lâkin neyleyim, coştu gönül, sustu akıl,
Medhinde kusur etse bağışla ey şehr-i şerîf.
Yol yürüdüm, iz aradım,
Adın düştü her taşa.
Baba gitti, ben kaldım,
Yük çöktü yavaş yavaşa.
Sözün azdı, özü çoktu,
Adın bir bahçedir,
Kapısı sessiz açılan.
Her adımda biraz huzur,
Biraz da insan kalır.
Gülşen…
Zaman,
sandığımız gibi akmaz;
birikir.
İnsanın içinde
katman katman.
Hamd Sana’dır ey Rabb-i Yegâne,
Varlık Sensin, yokluk Sana âyîne.
Ezeldir kudretin, ebeddir nûrun,
Zamân Sen’de başlar, Sen’de biter hûrun.
Bir “Ol” dedin, kevn ü mekân doğdu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!