Bir saatin içindeyim artık,
zaman benden önce kırılmış.
Akşam, duvara yaslanmış bir yorgunluk,
gölgem bile benden izin alıyor geçerken.
Sevmek dediler adına,
Seni sevmek,
bir cümleyi yarım bırakıp
onu ömür boyu savunmaktı.
Noktasını koymadım;
çünkü bazı sonlar
yazıyla değil,
İnsan en çok
“iyiyim” dediği yerden kırılır,
kimsenin inanmadığı
ama herkesin duyduğu yerden.
Bir gün olur,
Bir ülke büyür içimde,
haritalara sığmayan.
Bir çocuk ağlar gecemde,
adı yok,
ama sesi herkesin vicdanına benzer.
Minârelerin göğe çekilmiş duâdır,
Her biri semâda yakılmış bir kandîl-i latîf.
Kubben ki zaman secde eder altında her dem,
Târîh eğilir, olur sana boyun eğip hanîf.
Ben
bir haritayı katlayıp
cebime koymuş gibiyim
nereye gitsem
bir köşesinden memleket sarkıyor.
Bir gece doğdu umut,
Karanlık geri çekildi.
Yetim bir gül açtı dünyada,
Adı rahmetti, adı Muhammed’di.
Gökyüzü eğildi yere,
Bu şeb-i hicrân içinde dîdemin feryâdı var,
Sîneme çökmüş elem, rûhumda bin efgânı var.
Bir hayâl-i yâr gezer tenhâ gecemde sâye gibi,
Kalb-i vîrânımda bir virâne-i hicrânı var.
Bir geceydi, zaman sustu,
Gökyüzü kapılarını açtı.
Bir kul yürüdü nurdan yola,
Yer susup arş konuştu.
Adım adım yükseldi dua,
Yâ Rab,
dil-i bîçâremi dergâhına pervâz eyle,
bu gönül bir harâbât,
sen ihyâ eyle.
Ömrüm serâb oldu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!