ENDİŞE ŞİİRLERİ

ENDİŞE ŞİİRLERİ

Mustafa Cilasun

İster unut..
istersen yüreğinde tut
bir kez içimize düştü mü kurt
her şartta şüphe
ve endişe zihnimizde somut
yalana sığınan kimse güveni unut

..

Devamını Oku
Mustafa Cilasun

Gel..
korkma gel,
hiç bir endişe duymadan
seni yoran
bitap bırakan
içine akıttığın ne varsa
ve dahi zihnin derdest
..

Devamını Oku
Ömer Ekinci Micingirt

Şaka mı dört biryan bu neyin düşü
Geldik gidiyoruz gayesiz sanma
O meşhur meydanda tufan cümbüşü
Gidişat endişe belirsiz amma

Her şeye rağmen ölünceye dek
Tenha gece varsa gözyaşı vardır
..

Devamını Oku
Gülseven Aksoy

Biz dokunmadan seven nesildeniz;
Dokunup ta kirletmekten korkan,
İncinip,kırılmasından endişe duyan,
Namusuna,şerefine söz gelmesinden çekinen
Adam gibi adamların yaşadığı nesilden bahsediyorum..

Oysa şimdi anlık olmuş sevmeler.
..

Devamını Oku
Gürsoy Solmaz

Sıcak oda, yumşak koltuk,
Kurulun beyler, kurulun…
Ahkam kesin.atın nutuk,
Yorulun beyler, yorulun….

Süslü püslü oda, masa
Ne endişe, ne de tasa,
..

Devamını Oku
Hakan Altun

o kadar aradım cevap vermedin
gün boyu bitanem neden sessizdin
biliyorsun sende benim bitanem
ilk vede son aşkım sevgilimdin

bir endişe kapladı beni bir anda
telefonun çalıpta açılmayınca
..

Devamını Oku
Mustafa Cilasun

Çaresiz...
Yapma dedim
Çaba gösterdim, direndim
Fakat sen hiç dinlemedin, endişe etmedin
Bir insan bu kadar ısrar ediyorsa, nefes nefes kalıyorsa
Demek ki fark edemediğim bir hakikat var diye basiret göstermedin
O an ne kadar gariptin, sanki bir başka kişiliktin, tanıyamadığım bir nefestin
..

Devamını Oku
Aşık Zülali

Gönül havaların açılmaz olmuş
Yaylaların sarmış kara bulutlar
Bulanmış çayların geçilmez olmuş
Yıkılmış kalmamış köprü geçitler

Gönül gam hicranın yok mu hesabı
Fırat gibi akar gözlerin abı
..

Devamını Oku
Hüseyin Sığırtmaç

Yine bağlantıyı kesti nazlı yar.
Koskoca dünyayı dar etti bana.
Sevgiyle yaşanan yerde hayat var.
Ayrılığın derdi kâr etti bana.

Ne bir mesaj attı ne de tel çekti.
Ayrılık hasretlik boynumu büktü.
..

Devamını Oku
Asuman Susam

ah tutmaz, bu rüzgarlı çatılar
odalardan dilsiz uğultular yükselir
örtünme telaşında utangaç kızdır kasabalar
düşünü kurarlar bedenlerinde gezinen nefesin.

sonra akşamüstleri gelir
huzursuz eşiklerde bekleşir
..

Devamını Oku
Ömer Ekinci Micingirt

Ümitten ziyade düştü peşime
Endişe helezon ezelden beri
Keyfin yamacında hüznün işi ne
Beynimde dolaşır duygu çemberi

Dâva yürü diyor yüküm pek ağır
Mazim pak sırtımda yüreğim zar zar
..

Devamını Oku
Yakup Icik

(DEKLARASYON)

VICDANIMIN AYNASI PARAM-PARÇA

(ENDİŞE)

Kalbi olanların çok az olduğu bir alemde hüzünle yaşıyor olmanın ızdırabıyla geçerken günlerim, katletmeye gemlenmiş duyguların varlığında, masum insanların ölmesine hiç bir şey yapamamanın derin üzüntüsüyle kahroluyorum...
..

Devamını Oku
Rıza Aslan

yeni bir can
yeni bir su yürüdü
hayatımıza
en savunmasız
zamanımızda

biz daha kendimiz olamamışken
..

Devamını Oku
Ahmet Aktaş

sucularını sal kalbime
çek çıkart oradan (hz) Yusufu
aydınlık düşler içinde kendini müjdele;
sonsızluğunda benim olduğumu

(hz) Zulkarneyn Yecuc ve Mecüc üzerine
bizim için örecek surlarlanı
..

Devamını Oku
İsa Yazıcı

Ayrıcalığı yaratan
Ayrı yerde,
Kayırsana diğerlerinden...
Cayan değer
Koptu; geçmişten.
Hopladı; er geç
Toplandı; birden.
..

Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

Bir varmış, iki yokmuş, üç varmış dört yokmuş, beşin bu işler ile hiç alakası yokmuş, beş o sırada senelik izindeymiş. Develer tellal, pireler berber iken, yavru pireler berber çırağı iken, hem develerin tellallığına hem pirelerin berberliğine, hem de yavru pirelerin berber çıraklığına itiraz çokmuş. İtiraz çoksa da hem develer, hem pireler, hem de yavru pireler hiç mi hiç umursamamışlar bunu. Masal bu ya, adı üstünde işte masal, sen de oku bakalım da ders al. Almazsan da canın sağ olsun, ben yine de anlatayım.



Ayşegül ile Cin Ali iki kardeşmişler. Evet, evet şaşırmayın hani şu ilkokul bir de karşımıza çıkan Cin Ali bu Ali... Tabi epey büyümüşler, okumuşlar okumuşlar da ilkokul son sınıfa kadar gelmişler... Tam onlar ilkokul son sınıfa geldikleri sene İnternet bütün dünyada yaygınlaşmaya başlamış. Amerika'da, İngiltere'de, Malezya'da, Tunus'da, Yeni Zelanda'da, Dominik Cumhuriyetinde, Fildişi Sahillerinde, Burkina Faso'da, Türkiye'de ve adını yazamadığımız bir dolu ülkede... Eee, tabi Ayşegül ile Cin Ali de bundan nasiplerini almışlar. Babalarına hemen birer bilgisayar aldırmışlar. Bilgisayar gelirde evlerine, İnternet'e girmezler mi? Sosyal medyayı da kullanmazlar mı? Kullanırlar tabi ki hem de harıl harıl...


..

Devamını Oku
Ömer Ekinci Micingirt

Şiire çökmüşüm yıllardan beri
Bu gün de düşürdüm yine bir tuğla
Gâh ölgün imgeyim ruhum serseri
İmgelerde dolaş fark eyle ağla

Yorgun gözlerim hep endişe doldu
Asfaltlarda bağır kimseler duya
..

Devamını Oku
Salih Şanlı

Sarar gönlümü bir endîşe kasvetiyle sarar
Yarar yüreğimi bir korku hançer hançer yarar

Arar-sorar sevdâyı rüyâlarda, hülyâlarda
Gönlüm hangi acı gerçekten kaçış yolu arar?

Yarar mı bilmem sevdâyı anlatmak bîgâneye?
..

Devamını Oku
Mürsel Adıgüzel

BAKIŞ

Nerden Nereye
Siz değerli okurlarıma, bundan otuz üç yıl önce, 1 Mayıs 1977 yılında Taksim Meydanı’nda yaşanan ve emekçilerin bayramının kana bulanmıştı. Hatta 34 kişinin ölümüne sebep olunmuştu. Bu durum vicdanlarda derin izler bırakmıştı. O günden bu güne kadar canılar bulunmamış ve vicdanlarda derin yaralar açmıştı.
Sendika yetkililerinin büyük gayret ve çabalarına rağmen, bu menfur olay aydınlığa kavuşmamıştır. Ne hazin bir durumdur ki, bu ve bunu gibi benzeri olaylar yaptırıldı. Darbeciler niyetlerini gerçekleştirmek için, alt yapı zemini hazırladılar. Öldürülen gençlerin üzerinden yola çıkarak, 12 Eylül 1980 askeri darbesi yaptılar. Yapılan bütün baskılara rağmen yılmayan emekçiler, ne kadar haklı olduklarını bu gün kanıtlamış oldular.
Emekçilerin bütün düşünceleri, öldürülen masum emekçilerin anısını canlandırmak ve emek bayramlarını taksimde kutlamaktı. İşte bu gün emek bayramı büyük coşkuyla kutlandı. Geçmişte meydana gelen bu menfur olayın, 33 yıl sonra bu meydanda kutlanması büyük anlam taşımaktadır.
Şimdi gördüğüm kadarıyla nerden nereye gelmişiz. Emeğin sayesin de bir takım insanlar zenginleştiler. Yine emeğin sayesinde devleti yönetenler, kaynaklara kavuşmaktadırlar. Emek eşittir sermaye ve artı değerlerle yeni işlerin kurulması, bu kemsin gücüyle olduğu inkarı düşünülemez. Bütün bu oluşuma karşın, bu kesme güven duymaması akıl alır gibi değildir. Demokrasiler de, kuvvetler ayrılığının kendi işleyişine müdahale edilmediği sürece, olgunlaşmanın, gelişmenin ve yenileşmenin kendiliğinden değişime ve dönüşüme uğradığı görülmektedir. Tıp kı bugün Taksim Meydanı’nda olduğu gibi.
..

Devamını Oku
Ozan Efe

kimi aşın pişirir kimi turşusun kurar
zoruna giden nedir anladığından düşe
derleyip toparlanır yüzündedir endişe
kimi kaşın aldırır kimi kendini yorar

kimi yaptığın bilir kimi ezberindedir
dalında güller açar gülücüğü uçurur
..

Devamını Oku