Evlatlık verilmişti bir çocuk
Giderken, elleri cebinde yürüyordu
Alışkın değildi yabancıların ellerini tutmaya
Belli ki çekiniyordu
Belki de korkuyordu
kus ağız dolusu kahkahalarını
zaman dindirsin tüm acılarını
tam 12'den olsun vuruşların
burnumda tütersin gözlerim de durur siluetin
neredesin şimdi kimbilir
ağrın sızın var mıdır?
Dostluğuna dünyayı değişmediğim kamil
Kuyuya düşmüş bir çocuk ellerin zembil
İnsanlıktan nasip almış tek sen sevil
İnsanlık uğruna bir değil, bin bir yıl devir
Yüz çevirmiş karanlığa insanlık
Bahar sonsuz/ degil sevdam
Aman vermez/ ölüm gelir
Yaşam sonsuz/ degil sevdam
Aman vermez/ ölüm gelir
Ölüm ve yaşam
İçimde bir boşluk bir uğultu var.
Karanlıkta tek ben varım sanki…
Tüm çaresizlik ve sessizlik,
Bana sunulmuşçasına haykırıyordu.
ÖMRÜM
Gül yüzlü masum bebeğim...
Yüreğine konan bir kelebeğim.
Bir nefeslik ömre değenim!
Yüzünü dönsen yine severim!
O, "Anne lütfen ölme!" diye haykırdı
Etrafındaki kalabalığa adeta yalvardı
Yakarışlarına vicdansızlar aldırmadı
Oy kadın, söyle bana nedir senin adın
Cennet anaların ayakları altında kaldı
Öyle dolu ki içim
Öyle dolu ki içim bu aralar;
Bütün kuşlar göç etmiş yüreğimin kertelerinde.
Mutlulukları çalınmış gözlerimin ferinde.
Sürgünler yemişim gönlümün kentinde.
Öz geçmiş
insan ne zaman kimlik bilgileri olmadan kendilerini tanıtabilirlerse, işte o zaman özgür bir kimliğe kavuşurlar.
Herkes kendisini kimlik bilgileriyle tanıtır, oysa insan, kimlik bilgileri olmadan da tanıtabilir kendisini. Örneğin; insan olma vasfıyla, duruşuyla, davranışıyla, karakteri ve kişiliğiyle de bir kimlik oluşturabilir...




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...