Çocukların üşümediği bir dünya mümkün, yeterki kimse kimseden çalmasın.
Acımasızlığı mahsumiyetin üzerine giydirmek, hiç şık duran bir elbise değildir.
Siz büyükler, neden tüm yoksullukları çocukların omuzlarına yukluyorsunuz?
Onca çocuk öldürülürken
onca çocuk gelin edilirken
onca çocuğa taciz
tecavüz edilirken
kutlanan bayramlar
yasa boğar beni
Sert rüzgâr esiyor yüzüne doğru
Karanlık hücrenin bulanır suyu
Habersiz yürürler belaya doğru
Üşüyor çocuklar bir ömür boyu
Bedenler titriyor köprü altında
Ateşten gömlek giydirdiler
derimi etimin üstünde yüzdüler
kemiklerimi bir bir kırdılar
harlı ateşin arasında ben yanmazken
onlar cayır cayır yanıyordu
Ben ölümsüzleşirken
Hey! Çingenem"
Senin icin
Çatal bıçak sesinden
Oynuyor diyorlar
Bu doğru mu?
Abe doğrudur be ya,
Çırılçıplak doğduğumda hiç günahım yoktu!
Oysa insan, kendi anatomisini lanetledi...
Elbise giydirdiler, her geçen gün günahlar çoğaldı.
Günahların üstünü cehaletle örettüler.
Büyüdükçe, masumiyetleri kirlettiler…
Birbirini seven insanlar için, "günah işliyor" dediler.
Gece karanlığa ıslık çalarken,
Ben bomboş sokakları arşınlıyorum.
Firari uykularım bölünür
Siyah bir yol ayırımı ile…
Griye boyanmış günün
Ağırlığı çökmüş üstüme
İnsan,,
insanın üstünü örterdi
Üşüdüğünde,
Enkaz altında ağlıyor insan
Ses veren yok şimdilerde
İnsan,,
Bir yudum sevgi/ umudumdu
Yâr benden gitti/ canım yandı
Bir gülüş bir öpüş/ can suyumdu
Yâr benden gitti/ canım yandı
Gidenler dönmez/ kalan ağlar
ıslak gözlerim
çaldığın bir ıslık kadar
değer görmedi
vuslata çeyrek kala




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...