Kim kiminle beli değil
Gördüğün mindere seril
Paranın kirine değil
İnsanın sıcağına egil.
Çalar milet görür
Deli gönül bir çirkine bağlandı
O gidince hayat arkasından ağladı
Akılsız başım yokluğuna yandı
Güzellikler bir çirkine gömüldü
Arkasından baktım ağladım
Ben istiyorum ki kendi dilim ile
şiirler, kitaplar yazayım
Yüz yıllardır dilimize vurulan
kelepçeler çözülsün
Ben istiyorum ki dilimdeki
Ayakları yere basmıyor
Kim yaklaşsa alaylı alaylı gülüyor
Dünyayı kendinin sanıyor
Bak şimdi yürekte hüzün
Gözde yaş hıçkıra hıçkıra ağlıyor
Zimane me hebûna meye
Ez dixwazim bi zimanê xwe helbest û pirtûkan binivîsim
Dixwazim kelepçeyên ku bi sedsalan e li zimanê me dixin vebin
Ez dixwazim êsîra li ser zimanê min bî hildan û rabê
Ateşten gömlek giydirdiler
derimi etimin üstünde yüzdüler
kemiklerimi bir bir kırdılar
harlı ateşin arasında ben yanmazken
onlar cayır cayır yanıyordu
Ben ölümsüzleşirken
Hey! Çingenem"
Senin icin
Çatal bıçak sesinden
Oynuyor diyorlar
Bu doğru mu?
Abe doğrudur be ya,
Çırılçıplak doğduğumda hiç günahım yoktu
Elbise giydirdiler, her geçen gün günahlarım çoğaldı.
Büyüdükçe, masumiyetimi kirlettiler…
Bedenim için utanılması gereken bir muamele edip günah dediler.
Çıplaklık günahsa, neden insan doğarken ve ölürken çıplaktır?
Sevgi; hayatta ki en güzel duyguysa, neden hep önünde engeller vardır?
Gece karanlığa ıslık çalarken,
Ben bomboş sokakları arşınlıyorum.
Firari uykularım bölünür
Siyah bir yol ayırımı ile…
Griye boyanmış günün
Ağırlığı çökmüş üstüme
Kalemim susmuş ağlıyor
Bir Müslüman şehrinde kan akıyor
Ölen çocukları yazmak
Hiç içimden gelmiyor
Fosfor bombasıyla Filistin yanıyor
Ölen çocuklar gözümde duruyor




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...