Derdi olanın öfkesi dinmez
Çözümsüz dertlerim dağlar kadar
Takılıp düştüğüm taşları gör anlarsın
Dizlerimin yarası neden kanayan yüreğim kadar?
Yazık ki bende bir duygu fakiriyim
Bir gülün tomurcuğunda kabaran
Doğum sancısıdır bu yaşamak
Birazda rüzgarın uyandırmasıdır hayata dokunarak
Hissetmek ise
Şimdi söyle bana
Yüreğinde kaç kırığa yerin kaldı
Ya da tutunduğun şeyin
Sendeki kıymeti ne kadardır?
Gece yatağa aç girip
Sabah kılıcını kuşanana adam derim
Açlığa dayanan adaletsizliğe sessiz kalmaz
Ne olursan ol ama yoksulun yanında ol
Hani bazı zamanlar vardır ki
Dersin artık daha fazla içimde kalmasın
Söyleyeyim de bir çırpıda gitsin
Bazende öyle anların olurki
Ona söylesen ne olacak?
Sadece tartışma uzayacak
Tesadüfle başladığı düşünülen her şeyin
Finalini ben yapamasam bile
Perdeyi mutlaka mutlu kapatacağım
Yaşama sevincini ucundan da olsa
Son anda mutlaka yakalayacağım
Mutlu yaşam ülkesinin bir ferdi de ben olacağım
Kadim kasabanın bahar kokulu atmosferinde
Akşamları yürümediğimiz sokak kalmazdı
Sokak lambalarına uğrardık birer birer
Lambalarının cılız ışıkları altında
Yüreği yaylalar kadar geniş
Tanrı Dağı kadar dik başlı
Bağrı kızıl düğmeli
Elleri bileğinden kınalı
Kadınlarla hiç uğraşmaya gelmez
Kapıya çıkarmayı esirgediğin kadınlar,
Bir bakarsın ne civanlar doğururlar
Merhamet sevgi dolu yüreklerinde hep olur
Damlalardan gözyaşı seli üretirler
Dünyayı geçerler parmak uçlarında
Kadınları anlamak zordur
Dışları çiçek bahçesi
Fazla sokulayım deme sakın
İçleri sanki buzbağ şişesi
Hoş tutarak İçersen kâm alır
Sevildiğini bilirse nazlanır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!