O giden neden gittiğini
Geride kalan garip ise
Özlemin neler yapabildiğini
Her zeminde çok iyi bilir
Onun için sevdanın yükünü
Geride kalıp özlemle kavrulan
Ne zaman sana varsam, yıkılır içimdeki gölgeler,
Sen, içimdeki karanlığa dokunan o ince ışığın
Kendini kolay belli etmeyen mucizesisin.
Rüzgârın gül bahçesinden taşıdığı bir koku
Özendiğin şeye bak
Dibi yosun tutmuş denizlere
Hiç boşuna dönüp bakma
Bir de okyanusların kirlerine talip
Dip balıklarına hele hiç heveslenme
Başını kaldır karlı dağlar bak
Herkes ilk olmak ister ya
İlk sevgili ilk öpücük
Hele bir bak bakalım
Hangi ilk elinde kaldı
Ezan vaktinde susar bekler ya insan
Sadece susmak çare olsaydı
Hutbede ne konuşulurdu?
İhanetin töresinde yiğitlik olsaydı
Bana alışma demiştim sana
Benim sağım solum hiç belli olmaz
Şimdi burdayım ama yarın ne olurum
bilinmez
Bugün havam yerinde bakarsın birden değişirim
Çok uğraştılar ama eğip bükemediler
Sonuçta ben kazandım onlar kaybettiler
Kararlılıkla direnmeye çalışıyorum
İçimde yarım kalanları artık yok ediyorum
Bu yüzden bazen tutamıyorum kendimi
Gülüyorum işte.
Bu diyardan ne acımasız haramiler geçti
Uzun kaftanlı sakallı dik kafalı
Kafalarından büyüktü kahkahaları
Aç gözlüydüler herşeyi istediler
Aldıklarını da ilahi nedene dayandırdılar
Yazık ki birkaç kırık hatıraydı
Gece olunca herkes evine çekilir
Kanatlı köhne ahşap kapılar
Gıcırdayarak ağır ağır kapanır
Derdi içimizde katmerlenir kalır
Affetmek ve unutmak
Merhametli insanın yüreğidir.
Söğüt ağacına benzer insan
Kabaran kabuğu kaldırdın mı
Çürüyen dallara kuşlar konar
Lime lime dökülür insan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!