Biz çocukken çok oynardık
Oyunda düşüp yaralanırdık
Yaralarımıza toprak basardık
Diz yarası büyüyünce geçer dediler
Büyüdük diz yarası geçti
Sevdiklerimizi yüreğimize bastırdık
Sabah birşeyler fısıldadı
Doğan güneşin kulaklarına
Güneş beklemiyordu durakladı
Sabahın dizdiği bu methiyelere
Önce bir anlam veremedi
Senden sonra bir daha sevmem diyordum
Uzun yıllar geçti üzerinden
Vefasızlık girdabında yüreğim soğudu
Ayrıldığın limana bir gün dönersin sanıyordum
Gidiş o gidiş bir haber bile alamadım senden
Oysa gelecek için büyük hayallerimiz vardı
Ben şiire başlamam, kelimeler bana alışmadıkça
Belki bir gece vakti,
Uyanırım suskunluğun en koyu yerinde
Birden bir kelime gelir aklıma
Nezaket hayatı bilenlerin derin düşleridir
Hayatın düz bir çizgi olmadığı kesin
Düşünce gücü düştüğünde kalkmayı bilenlerindir
Kazanımların hayat kalitesini artırdığı doğrudur
Bu aşkta bitmeliydi
Hemde yıllar önce bitmeliydi
Bir kara sevda nasıl bitiyorsa öyle bitmeliydi
Bir mektup açacağının zarfı yardığı gibi yarıp gitmeliydi
Geldim ancak yetişemedim o gitmiş
Ben vazgeçmedim ama
O her seyden vazgeçmiş
Çektirdiklerinden utanmamış
Ben ağladım o gülmüş geçmiş
Kışın evlerimiz soğuktu üşürdük
Yazdan yakacak alamazdık fakirdik
En fazla ormandan el arabasıyla
Çuvallara koza doldurup getirirdik
Kış bir türlü bitmez ama yakacak biterdi
Bizde mahallenin sebzecisinin
Bu gün yarin gül bahçesinden
Güller arasında bir haber geldi
Kokusu sinmiş yine mektubuna
Bir tutam da hasret koymuş arasına
Şikayeti var bunca zamandır beklemeden
Sabır bir hayale ulaşmanın çilesidir
Bazende bir acının dinmesinin gereğidir
Sabır insanı umutsuzluktan uzaklaştıran
Temel inancı güçlendiren bir rehberdir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!