Geçmeyen bir şey kalmadı içimde,
Her şey geldi, geçti hayatımdan.
Bir tek adın asılı kaldı gök kubbede,
Sevgiye giden yol en uzun yoldur,
Hangi sevdalı nehir aşkından
Kıvrım kıvrım kıvrılmadı ki
Vurur dertli nehir kendini kayalara
Döndükçe başın döner bakamazsın göklere
Savrulursun vadide oradan oraya
Bu gün dünden çok uzakta
Yarına çok yakınım demeyi çok isterdim
Ancak bir tutam sevgi adına söylenen yalanlar
Nihai mutluluğumuzu engelledi
Son geceki sessizliğin zehir gibiydi.
Aşk, her türlü zorlukları beraber aşan
korkusuz yüreklerin emsalsiz düşüdür.
Ben şimdi köhne bir anılar değirmenindeyim.
Her yanım tuhaf bir beyaz toz içinde;
Dilsizdir benim ızdıraplarım
Kimseye hesap sormazlar
Kızgın çölün hiddetli güneşi kadar
Kurak çorak ve yılgındırlar
Sadece bana ürkerek gelen
Hevesli yürekleri yakar kavururlar
Bazı anlarda kendi duygusallığının
Görkemli zirvesinde oluyorsun
Ona içinden gelen en ince duyguları
Olanca samimiyetinle yazıyorsun
Sonra bir şekilde cesaretin kırılıyor
Fakirlik zordur baş eğdirir insana
İddiası olmayanın dünyasını değiştirir
İnsan kendini koyverdiği anda
Biraz yalnız biraz daha güçsüz olur
Yaşam endişelerim huzurla değişsin
Dirlik ve düzen içinde bir ömür beklerim
Korkulu rüyalarıma güven çöksün
Şüphelere yer kalmasın isterim
Dışarısı soğuk yüreğim yorgun
Fikrim bulanık aklım karışık
Gördüğüm tüm yüzler donuk
Bana gelen butün sesler buruk
Seni yazdığım sayfalar yırtık
Ya da solgun ve kırışık
Aslında ben karşı karanlık ormanın
Bir garip körpe kuşuyum
Buralara pek yabancıyım
Ben bu iklimlerde pek yaşayamam
Karşıdadır benim tüm yakınlarım
Uzaklaştırma beni muhitimden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!