Gece damlıyor yine sessizce
Parmaklarımın arasından yerlere
Geceyi sihirli ve kusursuz kılan
Gümüş grisi o parlak karanlık
Örtüyor bir perde gibi geceyi
Her şeyde gizli bir düzen
Soğuk gecenin en karanlık yerinde
İsmi kendinden menkul bir otel odasında
Beyaz çarşaflar üzerinde bir heyecan
Şehvetin dorukalarında bir garip düşünce
Kaç nehir vazgeçti denize varmaktan
Kaç dağ unuttu kendi görkemini
Doğrular sıratın üstüne taht kurdu
Kaç imparatorluk battı bir çift göz için
Hayat durunca her şeyi daha net duyarsın
Ama sanma ki güzelliklere doyarsın
Herkes yüreğinin ekmeğini yer derler ya
Açlığı bilmeyenin
Bu hayatta çok şey öğrettiler
Az kişinin dinlediği o özel şarkıları
Çok okunmamış değerli kitapları
Tarihin altından geçtiği o eski kapıları
Dantel perdeli aydınlık pencereleri
Bana çok da güzel sevdirdiler
İzanı eksik olan için mesai harcamak boşunadır
Asıl marifet eldeki ile yetinmesini bilmektir
Normaldir susamışken suyun rüyasını görmek
Bir bardak suyun hayaliyle nehirlerde yüzmek
Zaman avucuna aldığın su gibidir
Sen tutmaya çalıştıkça o akıp gidiyor
Akıyor sular toprakta tohum çatlatıyor
Eğil bir bak heba olmasın hikmeti sevginin
Yolların son bulduğu yerde adını fısıldadım
Rüzgâr sesimi duydu da sana getirmedi
Bekleyişime geceyi kandil yaptım
Sabah oldu, ışık bile seni bana göstermedi
Takvimler sarardı duvarlarda
Gelişine kaç var diye saymaktan
Saatler yoruldu
Ama ben yorulmadım sormaktan
Ben nedense varamadım
Bu güzel sevdanın tadına
Yüreğimde ısıtsamda ulaşamadım
O özel duyguların demine
Çok özendim her şeyine
Direndim derdine kasavetine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!