Kaybetmeyi göze almışların cesaretiyle sevmeli
İnsan kaybolduğu yerde kendini tanımalı
Sahip olmak, tanımak demek değildir
Yumuşak ol;
Bir odanın kapısını çekip çıkmak
Bir daha arkaya bakmadan gitmek
Hiç kolay şeyler değil
Asıl acı olan
Amansız toprak ne ağa tanır ne beyi
Ah bir becerebilirsen sevmeyi
Bahtı güzel olanın mezarı ziyaret görür
Yarım kalmış kelimeler yürünmemiş yollar
Albümdeki resimlerini teker teker yakmıştım
Birine kıyamamış saklamıştım
Saklamaz olsaydım ona da ben yandım
Baktıkça yandım derdimi hep içime attım
Dipsiz suskunluğum inadımdandı
Kimse aldırmadı kabullendim sanıldı
Satışa çıkarsalar belkide hiç para etmezsin
Ama sen kendini nadide bir pırlanta sanırsın
Ölümüne seveni değersiz bırakır
Sonrada merhametinden vurursun
Boşa uğraşma senin olmayan sende fazla kalmıyor
Yara bile sahibini boğarken yaralayana acı vermiyor
Gönülden deniz gibi çekilsende dudaklarda tuzun kalıyor
Gösteriş ile mülkiyeti ispata çalışmak nafile uğraştır
Başka ne acıtabilir beni ne?
Güzelliğine yönümü çevirmişken
Kör kuyulara atılmam vefasızlık değilde ne?
Bütün bu olanlar kimin umrunda?
Güneşini yakaladım sanırken
Dehlizlerde mahkumum ben
Tütün tükendi kan kurudu saatler yoruldu
Yârin saçlarının kokusu yüreklere sindi
Özlemek ışığın geri geleceğini düşünmektir
Oysa aynı ışık bir geldiği yere
Sen gitmeden önce
Zaman sadece ince bir çizgiydi,
Kendi yatağında usul akan bir nehir.
Gecenin hicranına yazılan bir mısra,
Duygusallıktan kimseye zarar gelmez
Çok ağlayan biri başkasını ağlatamaz
Yazdığım bunca kelimeler uçup gelse sana
Çoğu zaman sığındığım naif yüreğine konsa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!