Celil Çınkır Şiirleri - Şair Celil Çınkır

Celil Çınkır

Sn. Halil Şakir Taşçıoğlu’nun aynı isimli şiirine naziredir

Malazgirt Zaferi’nde, ipi ele alınca
Bizans’ın inlerine gire gire geldik biz
Boyun eğmesi için, elçimizi salınca
İtaat etmeyeni, kıra kıra geldik biz

Devamını Oku
Celil Çınkır

Ulus olmamızda birinci adım
Yabancı sözleri terkimiz olsun
“Rafine, arıtım”, ”terazi, tartım”
Abaküs yerine, çörkümüz olsun

Olmasın diyorsak gençler holigan

Devamını Oku
Celil Çınkır

Hayalimi aşamazdı
Kirpiklerde tattım şimdi
Gözlerim hiç yaşamazdı
Bedenime kattım şimdi

Yıllar sonra zahmet oldu

Devamını Oku
Celil Çınkır

Desem sensin mekanım, tezat olur mu ya rab?
Cemaline mizanım, namzet olur mu ya rab?
Mutlulukta tavanım, bizzat olur mu ya rab?
Acep bu benim canım, azat olur mu Ya Rab?
Yoksa yedi tamuda, yanıp kalır mı Ya Rab?

Devamını Oku
Celil Çınkır

Âlemin kralı olsa, sevmemişse, hayvan kişi
Kullarla aralı olsa, gönlü aşka kanan kişi
Dertleri sıralı olsa, olur makbul insan kişi
Tuhaf değil deli olsa, aşk oduna yanan kişi
Aşka yakın yürümesin, iyi adın sanan kişi

Devamını Oku
Celil Çınkır

Misafir eylediğin, mihman yoluna girmez
Mangalda kül bırakmaz, külhan yoluna girmez
Aslı sudan olsa da, umman yoluna girmez
Binde biri bu halkın, Rahman yoluna girmez
Gel bir kişi göster ki, şeytan yoluna girmez

Devamını Oku
Celil Çınkır

Dünyalık muradım, yegâne sensin
Yüreğini topla, hemen bana gel
Gurbette kalmama bahane sensin
Birlikte süreriz devran bana gel

Gözlerinden güneş, cemalinden ay

Devamını Oku
Celil Çınkır

Canımdan bezdiriyor, gamıyla inliyorum
Gönlümdeki sevdayı, yaz desen yazılmıyor
Kırk yılda bir aklımın, sesini dinliyorum
Öyle bir duygu ki bu, kız desen kızılmıyor

Genç, ihtiyar, ergende, aynı demi sunarken

Devamını Oku
Celil Çınkır

Ruhundan ruh üfleyince, kalp, sesine ahraz değil
Kardeş eti yemelerin, indinde makbul söz değil
Duyurmalı cümle bene, sıradan bir ikaz değil
Bir kez gönül yıkdunısa bu kıldugun namâz degül
Yitmiş iki millet dahı elin yüzin yumaz degül

Devamını Oku
Celil Çınkır

Geçeli çok oldu yaşımız kırkı
Anzer’den azıcık bal yeter bana
Sanmayın bu gönül “ayrancı parkı”
Kanmaya, biricik gül yeter bana

Hükmetse bahtıma ruhumun eşi

Devamını Oku