Ölüm es'ki ölümdür'de,
Gelene yeni görünür,
Dünyanın kadim gerçeği,
Ölene yeni görünür.
Zaman denen yaşlı adam,
Yer nereye kaçsın,göğün elinden,
İster kar yağdırır,isterse yağmur,
Şu Dünyada geçilmiyor zalimden,
Bin bir zulüm ile geçiyor ömür.
Sök söke bilirsen, dert ağacını,
Yeşil bir bağ kuracaktım.
Emeklerim talan oldu.
Meyvesini görecektim.
Dolu değdi talan oldu.
Yollar vardı varılmadık.
Evvela düşünüp danış aklına,
Benimde fikrimi sor bana yeter.
Birde koy kendini benim yerime,
Benimle farkını gör bana yeter.
El sözünü ezber edip neylerim,
Canan seni seven benden usandım,
Bunca yıl nazını çektim yetmez mi,
Ben derdini çeke çeke yaşlandım,
Beni kırdığından, bıktım yetmez mi.
Senin o zulmünden bıktım yetmez mi.
Yıkık,yıkık yar kaşların,
Kalayım'mı,gideyim'mi,
Sualime yok cevabın,
Sorayım'mı,susayım'mı..
Sen gideli bağrım ezik,
Şu dağların başında kar,
Yiğit gönlünde sevda var,
Yüreğini kar neylesin,
İçinde hain kurşunlar.
Dağlar yıkılası dağlar,
Ezdiğimiz karıncayız,
börtü böcek,
kedi köpek,
denizde'ki balık,
havada kuş
ve insan,
Yokluğun sızı ruhumda,
Dön'ki sızılarım dinsin,
Bir yarasın can evimde,
Dön'ki akan kanım dinsin.
Yokluğun dur bana gurbet,
Bir ot gibi yaşar,senden bıkarsın,
Hayata kattığın,bir mana yoksa,
Ölümlerden ödün kopar,korkarsın,
Uğruna yaşanır bir dava yoksa.
Yobaza dinini,niye sorarsın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!