Gurbetten sılaya sıralı dağlar,
Yare döneceğim,yol belli değil.
Sılanın derdiyle,yürek kan ağlar,
Akar göz yaşlarım,sel belli değil.
Ayağım gurbette,aklım yurdumda,
Ayrılık rüzgarı,savurdu beni,
Elimi atacak,dal bulamadım,
Kaç zamandır gönlüm, aradı seni,
Sana ulaşmaya,yol bulamadım.
Sensiz baharlarım,bahar olmadı,
Keramet akılda,Adem oğlunda,
İnsanlık erkanla,yol ile olur.
Evvel çiçek iken, meyve dalında,
Bin bir esrarengiz hal ile olur.
İnsan ile tarif oldu tanrısı,
Gönül beni çekip sürme yollara,
Ardın sıra koşa,koşa yoruldum,
Nasılda kanmışım,ham hayallere,
Gönül ardın sıra,boşa yoruldum.
Bak gönül yurdumda, borana kışa,
Bizi arif olan görür,
Görmeyen ne göre bizi,
Sarraf cevahiri tanır,
Kalpazan ne bile bizi.
Teraziyi adil kurun,
Sevdayı sorun düşene,
Düşmeyen beni ne bilsin,
Bülbül misali dikene,
Konmayan beni ne bilsin
Aşık ta ikrar olmalı,
Ben bahtiyar olam derken dünyada,
Şu gönlümü ne dertlere salmışım,
Sadakatsiz dosttan umarken fayda,
Meğer ben ne yalanlara kanmışım,
Her gün biraz çoğaltmışım derdimi,
Her daim dönen dünyada,
Ne devranlar geldi,geçti.
Bu yerde tanrıyım diyen,
Firavunlar geldi,geçti.
Sultanım ,Karun um diyen,
Muktedirler geldi geçti.
Ne deyim sana ay kızım,
Ağlatana ağla değmez.
Gerçekten seven üzer mi,
Üzen göz yaşına değmez.
Baba evi ,koca evi,
Nedir dünyadaki derin mucize,
Hayat esrarını kim çözebildi,
Yarım akıl vermiş yaratan bize,
En tamam kitabı kim yazabildi.
Ağaçtan dökülen yaprak kururmuş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!