Eskiler ne güzel insandı .Komşuluk diye bir kavram vardı.Komşusu açken tok yatan olmazdı.
Mahallenin abileri mahallenin kızlarını koruyup kollardı,yan gözle bakmazdı.
İnternet falan yoktu.Erkekler kahvede,kadınlar kapı önlerinde sohbet ederdi.Genç kızlarla delikanlılar çeşme başında kaçamak buluşurdu.Kimse telefonuna kitlenip milletin karısına kızına mesaj atmazdı.
Mektup vardı.Aylarca yolu gözlenen postacılar en baba adamlardı.
Eskiden hatır gönül bilmek vardı.Kimse kimseye yamuk yapamazdı.
Ataya saygı vardı.Ailenin büyüğünün sözünden çıkılmazdı.
Ey çocuk!
Bizler, güzel ülkemizin topraklarının her karışını, cennet vatanımızın misak-ı milli sınırları içinde tek bir düşman dahi kalmasın, bütünlüğü bozulmasın, ay yıldızlı bayrağımız ilelebet dalgalansın diye kanlarıyla sulayan ecdatların torunları olarak, onların bıraktığı emanete ihanet etmeden Cumhuriyetimizi 100. yılına kadar onurla, gururla getirdik.
Şimdi bu şerefli görevi devralmak sana düşüyor. Yoluna; andımızı okumanı yasaklayanlar, İstiklal Marşımızın bestesini uyumsuz bulanlar, yaşıtlarını çocuk gelin, çocuk işçi yapmaya çalışarak sırtından para kazanmaya çalışanlar, kirli ellerini bedeninde gezdirmek isteyenler ve onları affetmek için her türlü hukuksuzluğu uygulayanlar, örümceklenmiş beyinlerinden sızan ağlarını tertemiz beynine atmaya çalışanlar çıkabilir. Bizim kılavuzumuz büyük önder Mustafa Kemal Atatürk ve ilkeleri oldu. Senin de kılavuzun bu olsun. Soylu bayrağımızı, şanlı Cumhuriyetimizi gelecek yüzyıllara ulaştırmanız için bu asil görevi sizlere devrediyoruz. Biz çocuklarımızı böyle yetiştirdik. Sizler de böyle yetiştirin ki Cumhuriyetimiz hep var olsun.
Sen gerçeğimsin, ben senin sonun.
Adımıza yazılmış tüm şiirler fail-i meftun.
Firdevs ninem bana
" yeryüzünde yetmiş iki buçuk millet var kızım" derdi.
"Her milletin içinde binlerce insan ve her insanın içinde iki karakter..."
Küçüktüm..Pek anlamazdım ne demek istediğini.Büyüdükçe yerine oturmaya başladı taşlar.Hele ki sanal alem icat oldu,ninemin sözleri her gün kulaklarımda çınlar oldu.
Bir kaç kitap çıkarmış sözde şair sıfatına erişmiş ama insan olmak adına bir nebze yol kat edememiş bazı insancıkların sırf kendinden iyi şiir yazdığı için bir çok arkadaşa iftira attığını gördüm.Keşke sadece şiirlerine olsaydı bu iftiralar.Bazen hadlerini aşıp karakterlerine,yaşantılarına varana dek çatal dillerini uzattılar....Hani eli kalem tutan,okumuş insanlardı en güzel örnekler...?
Oysa ben yazdıklarında doğru düzgün anlam bütünlüğü bile olmayan lakin yüreği sevgi,saygı,hoşgörü,tevazu dolu insanlar gördüm.Yazdıkları değil yürekleri cezbetti beni.Aldım başımın üstüne koydum karakterlerini.
Sana adanmış şiirlerin arasına sıkıştırıyorum pişmanlıklarımı ,
Zulamda hep bir tedirginlik besliyorum.
Yüzünü arıyorum bakmaya korktuğum aynalarda ,
Eşgali belirsiz kavuşmalar hayal ediyorum.
Galiba ben seni unutamıyorum.
Hangi ihanetine denk gelsem içimdeki seni yolcu edemedim.
Hangi yalanını sobelesem ümitlerimi zedeledim.
Yine de güneşli sabahlarına uyanmak umuduyla,
Uykumdan vurduğun gecelerden zerre kadar şikâyet etmedim.
Sesini her işittiğimde ne bahaneler uydurup,
Sevgi;her koşulda yaka cebinde sığınılabilecek bir boşluk bulundurmaktır .
Sonrası mı...?
Gelsin şımarmak .




-
Turan Ergün
Tüm YorumlarSerbest vezin şiirlerin en güçlü ve en güzel kalemi,şairine saygı ve selamlarımı sunuyorum..