Uzun lafın kısası,
Ben sensiz de yaşarım
Ama,
İzinin geçtiği her yere düşman kesilirim mesela.
Anıların her hali ağlatır beni.
Dinlediğim her şarkı acıtır yüreğimi.
Şimdi sen benim o doğup büyüdüğüm şehrin havasını soluyorsun öyle mi...?
Üstelik bensiz.
Yani ciğerlerine bol bol iyotundan çekiyorsun, denizinin.
Yan, en yüksek tepesiden bakıyorsun,yedi tepesine.
Yani kaldırımlarını arşınlıyorsun,saraylarını seyre dalıyorsun,
Kulelerinden kalelerine bakıyorsun öyle mi...?
ayrılık adına yazdığım en muazzam şiirlerle sınamaktan vazgeç beni.
kahır mı düşmeli payıma bu saatten sonra,
bu yaptığına ne demeli...?
tüm denizler gözlerin gibi derin ve
işittiğim tüm iltifatlar sözlerin gibi mi gelmeli....?
bilemedim yar...! ! !
Kırık bir kemanın F deliğine düşmüş hüzün yüklü eski bir ezgiyim bu günlerde.
"Ya akordu bozuk bu sevdanın ya da sen sağırsın"ı çalıyorum habire.
Hep yollardayım.
Hayal kırıklıklarına maruz kalmış aklım,çarkı düzen tutmaz bir adamın sevmeleriyle kıyasıya mücadelede.
Ya bekliyorum hayırsız,vurdum duymaz bir gelmezi,
Ya da gidiyorum kederden geberten bir dönülmeze.
Boşver....Zorlama...
Bu defter de böyle kapansın.
Hanesi boş kalsın yalanlarının,
Herkes seni müstesna bir kişilik sansın.
Benden yana rahat ol,dile getirmem.
En fazla hayalin gözlerimde savrulur,
insan sevdiğinden vazgeçince
susmaya gidiyormuş meğer
uzun süre de dönmüyormuş
dönemiyormuş
gurur kaybedişi
saatler mahfoluşu
Sensizim ya
Yasaklanan tüm şarkılar inadına çalıyor; olmayışına
Bir sır perdesi çöküyor nedensiz gidişine,
Titrek ellerim,ürkek gözlerim,yorgun ayaklarım ve kısık sesim
Son noktayı koyuyor bitişime.
Nihavent makamında ne kadar nota varsa kifayetsiz kalıyor bu ayrılığa
ne zaman gitmeye kalksam takılı kalıyorum gülüşlerine
senden gitmek gelmiyor içimden
sesine takılıyorum,
yüzüne takılıyorum,
aklıma takılıyorsun sonra
öylece kala kalıyorum....
ilkbahar yağmurları yağıyordur şimdi şehrine
hafif hafif rüzgar okşuyordur saçlarını
bensiz dinlediğin şarkılar sitemli
bensiz okuduğun şiirlerin ucu yanıktır
ıslaktır kaldırımlar
ve aklına her düştüğümde
Sonbahar yaprakları gibi zamanı gelince dökülen gözyaşlarım vardı benim.
Ve ilkbahar yağmurları gibi şiddetini asla kestiremediğim hüzünlerim.
Aklımdan çıkarmaya çalıştıkça akreplerin,yılanların soktuğu,
Yüreğinin derinliklerinde kaybolmak istedikçe ayrılık rüzgarlarının savurduğu.
Benim en beri gelen tarafından dört elle sarıldığım,
Senin en ileri dur yanından el salladığın.




-
Turan Ergün
Tüm YorumlarSerbest vezin şiirlerin en güçlü ve en güzel kalemi,şairine saygı ve selamlarımı sunuyorum..