By Ka Şiirleri - Şair By Ka

0

TAKİPÇİ

By Ka

Bu sükût sanma ki âsûdelikdir, feryâd-ı derûndur,
Serzenişim lâfz ile değil, sînemde mahzûndur.
Kıyâm etmek müşkil olsa da cihân yükü omzumda,
Ufuk hattında bir hayâl gibi görünür sûretim anda.
Gelirsin, lâkin vuslat sana harâm olur,
Bakarsın, amma basîretin perdede kalır.

Devamını Oku
By Ka

Ömrünü feda ettiğin her ne varsa,
Bir duvar köşesine çöküp ağlayasım var.
Saçının tek teline yaktığım bu hayatı,
Bir avuç kül gibi savurasım var.

Ne ardımda kalan yolların bir izi kaldı,

Devamını Oku
By Ka

Bir çocuk kaldı senden bana,
Bazen huysuz ve yaramaz.
Büyüdü yıllarca benimle,
Duygularıma kaldı
Saygım sadece.
Bazen susar, içine kapanır,

Devamını Oku
By Ka

Gölgeler çarpar odalarda etrafa
Saçılır hatıralardan bir sen
İçime siner bir mutluluk
Ah o eski günlerden

En zoruda bu olsa gerek

Devamını Oku
By Ka

Bir tatlı tebessüm, bir çift tatlı söz,
Uğruna bu canı serdim de gittin.
Köz üstüne yangın, yangın üstü köz;
Gönlümü kül edip verdin de gittin.

Yetmedi mi bunca çektiğim çile?

Devamını Oku
By Ka

Ne bir haber verdin, ne selam saldın,
Ansızın kapımı çaldın ey aşk!
Aklımı başımdan gizlice aldın,
Gönlümün tahtına kuruldun ey aşk!

Yıllardır kilitli paslı kapıma,

Devamını Oku
By Ka

Hangi harfe dokunsam titrer parmaklarım,
Hangi lügati açsam kifayetsiz kalır heceler.
Sana bir ad koysam eksilir sanki vuslat;
Adın bu koca şehre bayram olur geceler boyu,
Adın dudaklarıma en tatlı şükür...
Bir istasyon bekleyişinden çekip aldım seni;

Devamını Oku
By Ka

Beni herkes tanır buralarda. Hayata hep bu kaldırım kenarından, bu köşe başından bakar; düşmemek için bir tek bu sokak lambasının dibine tutunurum. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte mahalle yavaş yavaş uyanır, benim nöbetim o vakit başlar.

Sevgi Abla geçer ilkin, fırından yeni çıkmış sıcacık poğaçaların kokusu yayılır sokağa. Ahmet Abi ise hiç şaşmaz, ille de o köşedeki eski börekçiyi tercih eder. Yanımdan geçerken her sabah aynı samimiyetle selam verirler; "Nasılsın be delikanlı, yine tutmuşsun köşeyi?" derler, göz göze gelir, yarım ağız gülüşürüz. Onlar beni sokağın bekçisi sanır, bilmezler neyi beklediğimi.

Sonra Zeynep görünür sokağın ucunda; tatlı, hayat dolu bir kız. Her sabah aynı dakikada adımlarını hızlandırarak geçer. Birkaç adım gerisinde ise bizim Yusuf… Ah Yusuf, deli gibi sever Zeynep’i de bir türlü cesaret edip iki kelam edemez, açılamaz garibim. Ben köşeden hafifçe seslenirim: "Geç kalma Yusuf’um, ha gayret!" Mahalleli Yusuf’un işe, otobüse geç kaldığını sanır da telaşlanır; oysa o sadece aramızda koca bir sırdır, sevdaya geç kalmasın isterim.

Devamını Oku
By Ka

Masamın ucunda durur, zamana küskün bir cep saati
Kapağını her açtığımda odama bir ayrılık hissi dolar
Akrep yorgun bir yolcu gibi boyun bükmüş kaderine
Yelkovan her dönüşünde içimdeki o eski yarayı kanatır
Sahi sevgilim, takvimler mi aldandı yoksa sen mi unuttun
Hangi asırda söz vermiştik biz birbirimize?

Devamını Oku
By Ka

Uzaklardan bir lokomotifin sesi gelir kulaklarıma; kimi zaman aşka dair bir şarkı fısıldar rüzgârla,
kimi zaman da yüreğe oturan ağır bir ayrılık senfonisi... Sevinç, hüzün, bekleyiş; meğer hepsi
içimdeki birer durakmış. Ve göğsümün ortasında öyle bir peron uzanır ki, alabildiğine uzun, ucu
bucağı belirsiz vagonlar dizilmiş boylu boyunca. Geçip giden her vagonun buğulu camında dışarı
bakan gözler belirir; kiminde söylenmemiş bir çift sözün ağırlığı asılı durur, kiminin yanağında ise
sevinç damlaları parıldar. Bütün o bakışlar, o sustuklarım ve içimde sakladığım tüm vedalar,

Devamını Oku