Bu sükût sanma ki âsûdelikdir, feryâd-ı derûndur,
Serzenişim lâfz ile değil, sînemde mahzûndur.
Kıyâm etmek müşkil olsa da cihân yükü omzumda,
Ufuk hattında bir hayâl gibi görünür sûretim anda.
Gelirsin, lâkin vuslat sana harâm olur,
Bakarsın, amma basîretin perdede kalır.
EtrÂfında devr ederim bir gölge misâli,
Yok sanma beni; nefesim var, ismim hayâlidir.
Ben buradayım, zâyî olmadım henüz,
Adımı silsen dahi bâkîdir izim.
Sesim çıkmaz ise sanma ki sustum,
Bu sînede kopan tufân pusludur.
Görmezsen beni, gam değildir bana,
Zulmet tanır yürüyüşümden beni.
Yok sanma, bu kıssa henüz hitâm bulmaz,
Kâtib-i kader hâlâ yazar yarınları mı.
Gölge benden evvel kaçar her adımda,
Bastığım toprak izimi inkârda.
Zaman dahi adımı anmaz oldu,
Lâkin nefes alan bir nişânım mevcûd.
Sükût ettikçe metruk sanırlar beni,
Oysa harâbede gizlidir cevher-i cân.
Tam eşiğindeyim ben bu âlemin,
Ric‘at değil murâdım, yürürüm zamânla.
Ben hâlâ buradayım, yok olmadım, bâkîyem,
Kader dahi yazar ismimi, izim daim pâk ve hâlîyem.
Sükûtumda tufân-ı hâl gizlidir,
Bu sînede yükselir, tufân-ı hâl bâkîdir.
Görsen de görmesen de sarsar varlığım,
Zulmet ortasında dahi nûr taşırım.
Bu kıssa biter mi, bilinmez hâlâ,
Lâkin ben buradayım; ebede dek bâkîyem
16 Aralık 2025
Kasım Korkmaz
Kayıt Tarihi : 17.08.2026 14:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!