Sessizceydi çekilmem!
Ümidin gerçekten kalmadığı esnadaydı bu…
Beni yoracak ilişkilerde,
En değerli anlarımı israf etmemek içindi
Sessizce çekilmem…
Yürek suskun mısralar nazlı
Masmavi hayaller kara düşüyor akla
Gecenin hüznü de bir zalim
Sesini duymak istedim sadece
Harfler heceler olmadan
Cümleler yazmadan sana
Tenha yollardan, karanlık sokaklardan
Bir ses gelir diye bekledim
Ya da cılız bir ışık yolumu aydınlatır diye
İki arada bir deredeyim!
Dereyi geçsem arada sıkışıyorum
Aradan sıyrılsam derede boğuluyorum
Tam “Bu kez tutturdum” derken bir de bakarsın ki
Sanki “Piyango” biletine yanlış bakmışsın da
“Büyük İkramiye”yi sayı farkıyla kaçırmışsın gibi
Yine tutmamış!
4 Haziran 2017
İlkbahar’a sayılı gün…
Cemre’ler düştü
İçimde bir hoşluk var
Sıradaki Yaz’dandır…
Döngü tekrarlanıyor
Seven bir adım attı
Sevilen de ona ellerini uzattı
Zaman kaybolmamıştı,
Ziyan olmamıştı günler ve aylar…
Ekim, sonra Kasım, ardından Aralık ve yeni Ocak, yeni sene derken seneler akıyor.
Ve tabi seneler akarken ömürden bakiye kalan da azalmakta ve ne kötü ki bakiyeyi bilmeden sarf etmekteyiz…
Artık ay Ekim. Sonbaharın o güzel ayı Eylül bitti. Kimilerimiz diğer aylar gibi bunu da hoyratça sarf etti!
Saklaya saklaya iç içe geçtiler,
Üst üste yığıldılar!
Bir şeyler ayırmaya kalkıyorum
Olmuyor!
Ağzına kadar dolu bir depo misali
Aradığımı bulamıyorum…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!