Aaah o beyaz saçlar, ah.......
O Beyaz saçlar, öyle sandığınız gibi
yalnızca geçen yılların izi değildir..
Onlar; içine gömülmüş çığlıkların,
yarım kalmış sevinçlerin,
yutkunularak susturulmuş cümlelerin
ve gecenin koynuna emanet edilmiş duaların rengidir....
Her beyaz tel, ömrün alnına düşülmüş
sessiz bir nottur aslında..
Kimi bir ihanetin ayazında ağarmıştır,
kimi hasretin uzun yollarında…
Kimi hayatın o ağır yükünü omuzlarken,
kimi de kimsenin görmediği, bilmediği,
bir gönül savaşının gazi madalyası olmuştur.
İnsanın saçına düşen aklar,
takvim yapraklarının eksilmesiyle değil;
taşıdığı yüklerin ağırlığıyla düşer.
Ve her telinde biraz özlem, biraz kırgınlık,
biraz da "Keşke..." diye içe gömülmüş bir ömür saklıdır.....
İşte Bu yüzden…
Kimse kendi gönlünün aynasına bakmadan,
kendi yaralarını sarmadan,
kendi eksik cümlelerini tamamlamadan;
başkasının hayatı hakkında hüküm vermeye,
Koca bir ömrü birkaç satırla özetlemeye kalkmasın.
Çünkü hayat, uzaktan bakana tek kelimelik bir hikâye gibi görünür...
Oysa yaklaştıkça;
her suskunluk bir paragraf, her gözyaşı bir sayfa,
her beyaz saç bir bölüm olur...
Ve insan anlar ki;
Bazı ömürler yıllarla değil, acılarla yaş alır.
Bazı saçlar yaşlandığı için değil,
yüreği herkesten önce yorulduğu için bembeyaz olur.
Çünkü herkesin hikâyesi, uzaktan bakınca bir cümle,
yakından okuyunca ise;
gözyaşıyla yazılmış, sabırla tamamlanmış
kos koca bir romandır aslında....
Kayıt Tarihi : 10.09.2026 16:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!