Bu sokak hiç mi kederli insan ağırlamadı?
Sanki daha önce hiç ağlayan,
Ağlamaktan gözleri kan çanağına dönmüş,
Hıçkırıklara boğulan insan görmemiş gibi bakıyor kaldırımlar.
Parkeler aralardan gözlerini kısmış,
Beni süzüyor gibiler.
Ne Eylül'dü ama
Yine noktayı koydu...
Attırdı şalını,
Açtırdı bir tek,
Söyletti, söyletti...
Ne güzel kadınlar var,
Hayat akar damarlarından,
Gözlerindende yaş akar amma,
Öyle yağmur damlası gibi,
İnce ince süzülür..
Kimseler bilmez,
Ne kadar güzelsin bilsen?
Yani benim için,
Bana göre,
Benim gözümle bakınca güzelsin.
Ne kadar güzelsin bilsen?
Ne kadar adil olursak o kadar iyi
Kopsun dilin adil olmayacaksa eğer
Filiz verecektik
Kök söker olduk
Yeşerecektik
Adım adım dal budak yanar olduk...
Nergisler daha derin
kokuyor.
Umudunu açıyor gibi
etrafına.
Seni çağırıyorlar gibi
yanına.
Güne neşeli başlamalı,
Herşeye rağmen o çocuksu gülümseme
Yüzümüzde açmalı,
Unutmalı bazen her şeyi.
Bir bardak çayın
İnce belinden kavrayıp yudumlayınca.
Yanağın gamzeli olsa ne yazar,
Gülüşünü göremedikten sonra?
Gözlerin mavi olsa ne yazar,
Mavi düşler kuramadıktan sonra?
Saçların uzunmuş, dalgalıymış neye yarar,
Rüzgarla dans etmedikten sonra?
Bayram mı dedi biri?
Neydi bayram
Unuttum?
Bayramlar bizi terketti
İçimdeki çocuk.
Hani artık
Dijital, aptal platformların mantıksal yüzüydün,
Yeni Dünya düzeninin düzensizliğine bir başkaldırıydın,
Bazen bir gökkuşağıyla bağladın beni hayata,
Bazen yağlı urgan geçirdin boğazıma.
Boğazına kadar çamura saplanmış çırpınan bir kuştum çoğu zaman,
Kimsenin duymadığı çığlıklarımın tek sahibiydin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!