Üstünde bir yazı: Hazırlık
Bir gencin olmalı
İnince yolcular
Biletçi bulmuş
İlk yardım çantasına benziyor.
Bizi bazan bir yere
Çekip getirmiş neden
Kim nerden bilecek
Yadırgar gören.
Her zaman yanlarında
İkidir bir köpük elim bir koymuş gibi.
Yerimi bilemiyor, diş biliyorlar
Biliyorum her şeyi
Elimle koymuş gibi.
Dal durur çiçeğe, gecede her çıkış
Uzun ince bir lastik
Ya da ip
Parmağa takılı
Sağa sola yere
Atarsınız, gitse ya,
Döner, avucunuzda,
Düzlük, bas
Dik
Çıkar yukarı.
Tanıyan yok seni
Vardığın katta
Taşlık bölgelerden
Geçerken kristal avizeler
Düşmüş kırılmış
TIR kamyonlarından.
Bir durak yüzlerinde
Onlar evlerde yaşamazlar mı, şaşıyorum.
Evlere uğramaz, evlerde iş yapmaz,
Bakmazlar mı bir şeye, şaşıyorum.
Bakkallar, kasaplar, çarşılar..
Onlar evlere hiç bir şey almazlar mı, şaşıyorum.
Yollarla, sokaklarla, kahvelerle iş bitmiyor ki!
Uzayacağa benzer,
Tutuştuğumuz lades.
İşi gücü bırakıp
Mezarlığa nazır
Bir eve taşındım.
Bir zehir
Birikir odalarda,
Almaz ki veresin rüzgâra
Rüzgâr deli değil.
Birden yayılır kanda
Tozkoparan fırtınası
Kaç koldan kıvrılır
Vurur camlara yukarı.
Yaprak, kağıt ve çöp
Aralık kapı
Behçet Necatigil tabiri caizse şiirimizin ordinaryüs profesörlerinden. Edebiyatla çok içli, dışlı bir insandı. Edebiyat onun tam anlamıyla hayatıydı. Böyle bir şair, bir daha dünyaya zor gelir.