46-] Sosyolojik gelişme, insan yaşamını tikeldi haydut yaşamdan alıp bir klan, bir kabile tipi etnikti yaşamı aidiyetliği içinde; oldura oldura, bu günkü toplumsal aidiyetlik biçimine getirmiştir. Toplumsal aidiyet, çok karmaşık ve büyük devinimli, katılmalı, etnik oluştan çok çok farklı düzlemsel bir işleyiştir.
Ata soy totemden oluştu etnik düzleminin davranışı, diğer totem soy oluşların üzerlerine doğru, nispeten belirsizce, kaotik ve saldırganadırlar. Oysa bu etnik oluşumlar süreçte kabile ittifaklarıyla site devletleri ve siteler arası (uluslar arası) ilişki ve sözleşmeleri ortaya çıkartmıştır.
Yani süreç bellice olan kurallarıyla devinmeye başlamıştır. Hele son 450 yıllık süreç içinde toplumsal yapılar, özellikle de günümüzde; A dan Z ye belirgin girişmeleriyle zirve düzlemine gelmiş gibidir. Şimdilerde de toplumlar, hemen hiç biri etnik aidiyetti koşullarında var olmayan bilgi teknik, süreçleriyle devinmektedirler.
Fezleken hazır
Yol sürüncemeye görsün
İbrazın gerek kardeşim
İbraya yol düşmeye görsün
Ay ilkinden doğar Ersun
Bu iki sorunsalın, en az iki bakımdan tehlikesini konu gereği belirtmekte yarar var. Birincisinde, içevlilikler doğal seleksiyona kapalılığı vardır. Ve seçme ayıklamaya olanak sunma açısından en sığ ve dar arzlar sunar olmasıdır. İçevlilikler, çok sınırlı ve kendini tekrarlayan verimsiz arzlar sağlarlar. Seçme ayıklama ilkesine yani, en iyinin seçilirci olması, rekabetine; daha gametler düzleminde iç evlilikle olanak tanımamaktır.
İkinci olaraktan da, aynı döller arasındaki patolojik geriliklerin ve kısırlıkların aynı gen havuzunda varyasyonunun sürekli çoğalması bu tür tercihlerin en büyük handikabıdır. Bunlar, bu tür içevlilikteki üremelerin verimsiz sonuçlarıdır. Bu türden evlilikler sonucunda, bu doğrultuda insanların, yavaş tepki verir olmalarının nedeni olduğu gibi bir düşünceyi dahi, akla uygun düşünmelerin bilincini, yapmaktadır. Bunun örneğini tarihimizde, yöntim kadrosunda da görmek olasıdır.
Burada ki siyasi zorunluluklar yüzünden, Osmanlı hanedanının dışarıdan yabancı evlilikler yapması da mevcut gen zenginliğine tesadüfü siyasi politik bir genetik gen havuzu eklemli seçilirlerin kriteri olmuştur. Çok evcilikli saltanat içinde, çok eşlilik içinde yabancı gelinle evlilikler; Hürrem Sultan, Kösem Sultan gibi yabancı gelinler, geleceği sürükleyen küçücük mini minicik bir siyasi kaoslarla tarihi yönlendirebilmiştirler.
Ay ışığı yeşil
Yeşilden bir ay ışığı uzanır önümde
Ne gün solar, ne gün dolar; gün dönümde.
Şikâr edipte neşe mi bulayım?
Düzendir diye
Sevemem öylesini,
Her dem böylesini:
Aymaz, aymaz söylemini,
Vermişken andı, yemesini.
Her türe şablon oturup,
Gece sessiz
Gün yorgun
Üzgünüm üzgün
Perdelerimin ıslaklığı dağılır
Yanaklarıma süzülen
Bir acı, bir yaş demlenir
A sevdam yüceltin
Olursa sevginin hası.
Lakin olur kiri pası.
Büyüklüğüdür nefretin,
Sahtesinin olmaması.
Seni bağışladım.
İstediklerim oluyor.
Neyine dinginlikte,
Rahatsızlık.
Öyle ki,
Değerli Ö.Ç.M
Yorumlarınızı sanırım silmişsiniz, ilişkin sayfalara baktım yoktu. Sayfamda 2 yorum var görünüyür ama biri silinmiş. Ama ben size verdiğim sözü tutmak için yazımı tekrar yayınlıyorum. Sorunuz denemelerim sınırı içinde ve kapasitem dahilinde olursa bilgileri paylaşmaya hazırım.
Yorumunuz: “””Bayram Bey; yazıyorsunuz ama şu soruma doğru cevap verin. Kurtuluş Savaşı'nı yapan bu yüce millet lâik olmak için mi, yoksa Batı'nın kokuşmuş, kültürümüzle uyuşmayan,ahlâksız değerlerini kabul etmek istemediği için mi savaştı? .Lâiklik referandumla halka sorulmadan, emr-i vâki ile getirilmedi mi? Mâdem demokratik bir ülkede yaşıyoruz. Ben de size bu soruları yöneltiyorum.Bana irticacı, mirticacı demeye de kalkmayın. Çünkü ben Fransızca Büölümü mezunuyum,Batı kültürü aldım ve hayatta Kur'an Kursuna dahi gitmedim. Ben dâima mazlumun yanında oldum ve halkla iç içe yaşadım, yaşamaya devam ediyorum. Lâiklik ve Sekülarizm arasındaki farkı incelemenizi istiyorum. Taşıma suyla değirmen dönmez. Üstün sınıflar niçin halka sormaya korkuyorlar? Halk lâikliği seviyor mu? Sevmiyor mu? Tatil günleri cumartesi-pazar mı olsun? Benim sâdece bir oyum var. Netice olarak bu aziz millet bunca zulmü hak etmedi. Allah yardımcımız olsun,bizleri her yere çöreklenmiş Ergenekon gibi çetelerden korusun.Hoşçakalın.””
Girişen uygulama toplumun yasaları ile belirlenmiş bir talep edilmedir. Ya da kişilere dek hak edişleri, yine toplumun kendi öz denetim mekanizmaları sayesinde, kişiler sağlayışlarının takibini yapmak da, toplumsal demokrasinin gereğidir. Ezen ezilen giriştirmesini, razılıklı kılan, ortalama bir anlayışla kabul edilir tutumdurlar.
Kişi hakları gerçeklenmesinin toplumsal takipleridirler. Bunun yanı sıra, yine; kişiler hak edişlerini, kişilerin kendi bireysel başvuru yollarını kullanıyor olmalarının hak olması da, güncel somut bir demokratik uygulamadırlar. Demokrasi; bu istemlerin ya da talepleşmelerin, kişiler düzeyinde de, takip edilebilir olmasıdır.
Toplumlar, demokratik kazanımlarınızı; kendi yasalarıyla belirlemiş olması, yapılırlık ve yapılmazlıkları içerir. Bunların tümü demokratik kullanımdırlar. Komşunuzun bağırmamasını isterken; bağırma, komşunuz açısından bir yapılamazlıktı sınırlanma olurken, bunun ihlali durumunda sizin de, komşunuzun bağırmamasını istemeniz de, yapılabilirlikti bir demokratik haktır. Şu halde demokrasi; yapabilirliklerle ve yapılamazlıklardan gerçekleşen zorunlu bir uygulamadırlar. Demokrasinin bir yüzü sınırlanma ve yasağa doğru doğarken; diğer yüzü de kullanıma, hak edişe doğru doğar.




-
Necdet Arslan
Tüm YorumlarSöz söylemek önemli değil; sözü bilinçle söylemektir önemli olan.
Sayın KAYA vurgulamalıyım ki gerek şiirde ve gerekse öteki yazınsallarında sözü,etki gücü yaratacak bir keskinlikte kullanmasını bilen ender kişilerden biridir.
Şiirini okurken sözcüklerin,kendi sözlük anlamlarını da aşarak ...