Bir gün ben de unutulurum,
Beni unutma...
Bilirsin, unutulmak dokunur her insana.
Unutulmak, kaderin son kurşunu,
Saplanır en can alıcı yerimize o mermi.
Uyandım… gecenin susturduğu bütün sesler sabahın eşiğinde adını fısıldıyordu.
Bir sen vardın içimde, sanki yıllardır kapalı duran eski bir mabedin kandili gibi; sessiz, ama bütün karanlığı yenecek kadar derin.
Gözlerini düşünmedim sadece, onlarda kaybolan yolumu da aradım. Bir bakışının gölgesine sığındı içimde üşüyen bütün mevsimler.
Uzak bir zamandan düştüm gönlüne...
Ayıplama beni...
Üstüm başım biraz hicran, biraz gece,
hâlimden belli değil mi..?
Ben bu ömürde güzel ne varsa yarım bildim,
Gel de şu eksik kalan yerimi
Ben seni hep uzaktan sevdim,
Bir eski duanın âmininde.
Her gece adını içime sakladım,
Sustum, gönlümün derin ikliminde.
Bana ait ne varsa yük gibi geliyor sana,
Sana ait ne varsa bana hiç uğramıyor.
Benim yüreğim ateşle yanarken,
Seninki buz kesiyor, hiç çözülmüyor.
Ben sevdikçe daralıyorsun,
Bir harita serili gönlümün ortasında,
Aramızda suskun, upuzun yollar.
Ben seni her gece duaya sararken,
Hasret, adını yıldızlara yazar.
Vakit gece…
Sanki Yusuf’un kuyusuna düşmüş ruhum,
Duvarlarında hasret büyüyen bir zindandayım şimdi.
Adını her andığımda,
Karanlığın ortasında ince bir ışık beliriyor;
Çünkü sen, içimde susmayan en güzel duanın adısın.
Vakit gecenin en hüzünlü saatleri…
Bir damla uyku düşmüyor gözlerime.
“Hay Allah…” diyorum içimden,
“Yine mi sen sardın aklımın bütün yollarını?”
Sağıma dönüyorum, sensin.
Soluma dönüyorum, yine sen.
Vakit varken gönül yap, bir yetimin başını okşa,
Kibir değil merhamet götürür insanı arşa,
Bir gün dört omuz üstünde çıkarsın son yola,
Kefenin cebi yoktur; iyilik götürürsün, unutma.
Vakit varken gönül al, kırık bir kalbi sar da git,
Vakit varken seni daha çok seveyim,
Ölürsem gönlüm açık gitmesin.
Doya doya kokunu içime çekeyim,
Ölürsem, hasret gitti denmesin
Sen ,sevmek nedir ögretenimsin,
Emeğin geçti kalbime




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!