Bir başkasının yanlışını ararken, kendi doğrunuzu kaybediyorsunuz.
Hasıldan olma bir fasılsınız: yani sonuçtan ibaret geçici bir parçasınız.
Sizlerin, bile isteye farkındalıklara kapattığınız gözlerinizin sönük renklerine kıyamam.
Ve bazen, uyarım karanlığınızın soluksuzluğuna... Tutarım nefesimi.
Ciğerlerimin kızgınlığına hedef olacağımı bile bile…
Bırakmamak gerek anı,
Bırakmamak gerek mutluluğu.
Aksi halde bacaksız kalır huzur.
Biliyorum,
Uykudasın.
Ben değilim.
Öyle acı çekiyor bedenim.
Sirke, kaya tuzu ve su içinde
“Bazen yalnız kalmak iyidir.”
Sonra “Ama...” diyorsun.
“Ama”dan sonra söylenenler,
pek faîde etmez derler.
Bu da kurtarır zaten durumu;
Sakat elle de sigara içilmiyor ki.
Dudaklarım sözlerime kör, ama diri içten içe bakışlarım.
Yani yüreğimle konuşuyorum.
Hani neredesin?
Masal gibisin.
Bir varmışsın,
Altın olduğun gerçeğiyle karşılaşınca
İnsanlar, yanına her yanaştıklarında
Bir parçanı da koparıp
Kendileriyle birlikte götürmek isterler.
Ya altın olduğun gerçeğini sakla onlardan,
Eksik ömrümün o dönüm noktalarında karşılaştığım,
suni aşk hikayelerim oldukça doyumsuzlar. Bundan mütevellit,
döşe hızlı hızlı çarpan kalbimin kara tülbentlerini,
düşüncesizce bağlıyorum kara yazgılarıma.
Boşluklarımdan iğreti çıkarlar sağlayan ben ve diğerleri,
Güneş' e yazdık,
ışık okudunuz.
Ay' a yazdık,
aşk okudunuz.
Biz bu dairede döneriz
Dünyamdır döndü yine
Güneşim doğdu yeni.
Severler cihanlarda
Az söz edebileni:




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!