Gittin ya,
Hiç üzülmüyorum şimdilerde.
Seni sarıp sarmalayan,
Gri derili elleri önemsemiyorum
.
Öyle geliyor ki bana,
Bitişe doğru sürükleniyorum,
İçim bomboş.
Çok tanıdık geliyorsun bana;
Dolu dolu koşan bir at,
Ben boşluğa haykırıyor.
Bir köpek uluyor.
Ne kadar da iğreti,
bazı duygular.
Yüzleşmek gibi.
Karanlık olmuşsun sinmişsin heryerime
Anlaşılan sana dairim bu gece de
Kurtuluşum yok.
Ete kemiğe büründe yanaş varıma
Gör kesişini kara ateşten ak buza
Gök yarıldı!
Yıldızlar kayıyor beyaz-gri saçlarından ihtiyarlığın.
Sonsuzluğa inat taşıyor gençliğini çağla yeşili çantasında.
Kuşlara dövdürmüş ensesini kadın.
Olduğundan daha da pembedir teni.
Yanakları al al belirgin; siyah örtüsünden mütevellit.
Dehşet yorucu bir gün
Ve dehşet haberler.
Tarihe kazınan davalar.
Duruşmalar, buluşmalar.
Seni de kazıdım tarihe,
Tek
-bir kelamın ile mutlu edebiliyorsan
varsın demektir.
Tek
-bir kelam ile mutlu olabiliyorsam
Dur, sakın hüzünlenme ne olur;
çünkü az birazdan, gözlerinden,
dolu dolu ben ineceğim yanaklarına.
Dur, sakın kıpırdama ne olur;
çünkü az birazdan, rüzgarında,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!