ve bir kez daha yudumladı günü
sevginin yozluğu içindeyken yine
al perçemli elleriyle
gün batımı içiyordu sebepsiz
o akşam sonrası
ipe gerdi yüreğindeki sevgiyi
Kulağım sesinin kadife vuruşu ile çınlarken
Gözlerim gözlerin derinliklerinde vurgun yiyordu
Söz geçiremiyordum atan yüreğime
Yüreğinde misafirin olsun diyordum
Savaşım içindeyden damarlarımdaki kan
Ben beni sende buluyor
Sevda mı? tutku mu? aşk mı?
Hangisidir bilinmez
Ortaktır anlatımı:
sıkı sıkıya bağlanmaktır hayata
Bazen sabahlara
bazen gece yarılarına kadar bir haber konvoyu beklemek gibidir.
Hüzünlüyüm bu gece
Bir bebeğin, karanlığı yırtarcasına çığlık atan annesine bakışı
Seslerin dayanılmazlığı karşısında hıçkırıklara boğulmasına hüzünlüyüm
Hüzünlüyüm bu gece
Her günü pencere kenarında adamını beklemeye alışkın
Sorunlara rağmen direnen
Sen meleğin kanat çırpışları gibi
Yüreğin derinliklerini soluyan
Karanlığın sesinde
Aydınlığın nefesinde
Gülün dikensiz bahçesinde
Yol alansın
gönder
ecelin nehrinde çırpınsın
lanet isminde kızı ile
korku solusun ilkin
rengi ise mazi
hasretiyse akıl
sabahın ayazı damlarken
yüzeyinde canlar
bir taraftan yabanlar yürüyordu gök mavisi izinde
ufkun akışına dalmıştı gözlerim
bir bebek seslenişi
bir anne
akan suyun berraklığında yıkanmış
mahsende yıllanmış şarap gibi değerli
filiz veren dal gibi gelişip boy verdin
dahası
koyu karanlığa inat
doğan gün gibi çıka geldin
elimde kalem düşünüyorken gece
bir salkım söğüt açtı gökyüzünde
yıldızlar feryat ederken
güneşte sam yeli esti delice
uzanıp sereserpe alaca karanlığın şafağına
uzansın istiyorum
taşkın avuçlarımla sonsuza ellerim
bir gül kurusu düşsün yanıbaşıma yaldızlı
kokusuyla cezbolayım
seni anayım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!