Akşamın karanlığı çöktü ya sessizliğe
Seni düşündüm yanı başımda
Kalabalık bir ortamdı ama
Sen vardın sadece yanımda
Seslere sağır
Varlıklara kördüm hayalimdeki dünyada
Bir gün bir güzel sokulmuştu ya
Masum gülüşüyle yanıma
Gönül sayfamın ön sözüydü o günün tarihi
Sayfalar dolusu yetmez
Akan sular bile az kalırdı yanında
Ne güneşin sıcaklığı
Dost dilinden türküler dinleyerek
Yağmurun ıslaklığı gibi
sarmaladım gözyaşlarını
katıksız
bir öğün misali yedim
güneşin eriten sıcaklığından kurulan sofranda
Çiçeğin toprağı kucakladığı bir günmüş bugün
Ormanların ortasında bazen yapayalnız
Kahrolası zorluğa direnmek içinmiş gelişi sanki
Tatması için yazılmış
Akıttığı gözyaşları
Teller ile çevrilmişken her bir yanı
yalnızlığın sofrasında yudumlarken bedeni
alaca karanlık çökmüştü şafağın üstüne
bir demet bulut
ardından yağan yıldızlarla geldiler
geldiler saran kollarıyla
vakit tınısıyla yarışıyor
bulutlar ağlıyordu
güneş sırılsıklam olmuştu terden
birden
rüzgar çelme taktı karanlığa
ve
bir ay doğdu ana rahminden
bir gün bir baba
ay doğunca koyuldu yola
hava nemli
hava ayaz
yerler ise bembeyazdı
babada dert
sen gecelerimde uykularımın hırsızı
düşlerimin arsız biraz da utangaç kızı
bak sana uzanıyor parmaklıklar ardından bir yürek
alır mısın
yalnız biraz ürkektir
taşır mısın avuçlarının sıcaklığında
Seni aramak varsa eğer sayfalarda
Bil ki yüreğin sıcaklığı vurmuştur
Derinliklerinde sayfalarına
Düşün ki sen kara bahtın aydınlık yüzü
Güneşin narını serinletensin
Düşün ki fani bedenin misk i amberi
selvi boya ince bele bir kemer
o gözlere mahrum bakış takayım
ben yolunda sen kolumda
sen her daim yüreğimde
gerekirse in dibinde
aşk yolunda öleyim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!