ve bir kez daha yudumladı günü
sevginin yozluğu içindeyken yine
al perçemli elleriyle
gün batımı içiyordu sebepsiz
o akşam sonrası
ipe gerdi yüreğindeki sevgiyi
Kulağım sesinin kadife vuruşu ile çınlarken
Gözlerim gözlerin derinliklerinde vurgun yiyordu
Söz geçiremiyordum atan yüreğime
Yüreğinde misafirin olsun diyordum
Savaşım içindeyden damarlarımdaki kan
Ben beni sende buluyor
Sen meleğin kanat çırpışları gibi
Yüreğin derinliklerini soluyan
Karanlığın sesinde
Aydınlığın nefesinde
Gülün dikensiz bahçesinde
Yol alansın
sen gecelerimde uykularımın hırsızı
düşlerimin arsız biraz da utangaç kızı
bak sana uzanıyor parmaklıklar ardından bir yürek
alır mısın
yalnız biraz ürkektir
taşır mısın avuçlarının sıcaklığında
Seni aramak varsa eğer sayfalarda
Bil ki yüreğin sıcaklığı vurmuştur
Derinliklerinde sayfalarına
Düşün ki sen kara bahtın aydınlık yüzü
Güneşin narını serinletensin
Düşün ki fani bedenin misk i amberi
selvi boya ince bele bir kemer
o gözlere mahrum bakış takayım
ben yolunda sen kolumda
sen her daim yüreğimde
gerekirse in dibinde
aşk yolunda öleyim
bulutlar ağlıyordu
güneş sırılsıklam olmuştu terden
birden
rüzgar çelme taktı karanlığa
ve
bir ay doğdu ana rahminden
bir gün bir baba
ay doğunca koyuldu yola
hava nemli
hava ayaz
yerler ise bembeyazdı
babada dert
yalnızlığın sofrasında yudumlarken bedeni
alaca karanlık çökmüştü şafağın üstüne
bir demet bulut
ardından yağan yıldızlarla geldiler
geldiler saran kollarıyla
vakit tınısıyla yarışıyor
etli dudakları
esmer teni
dolgun etiyle karşımdaydı
baktıkça gözlerine
içim titriyor
yüreğim sızlıyordu ya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!