yürüyorum
ve
sımsıcak yüreğimde
yürüdüğüm yolun sevdasını taşıyorum
ne zerdüşt
ne putperest
dün gece uğradım gördüğüm hayalin idi
alaca karanlıklara saptırdın beni
ay ışığı şavkımıştı alın yazında
geleceği çok karanlık gördüm seni
neler çektin neler
bin bir türlü nağmeler
çağlayanımsın
duruluğunda yıkanıyor bedenim
güneşimsin
seninle diriliyor iliklerim
ay ışığımsın
parlaklığında yol alıyor belleğim
açtığımda esaret zincirini duygularının
sev tebessümdü beliren dudaklarının sesi
kavramlar çarpışıyordu baktıkça ürkek
ıkına sıkına yürüyen dalgalar misali
meramın satıyordu sırılsıklam bir yürek
sevgisin sırtlamış koyulmuştu artık yola
durulurken yağmur gözyaşlarıyla günde
seyrü/sefada geçiyordu gençliği ömrün
vaktinde erişmek için menzile kurşun
ağıtlar yaktırıyordu geceye geleceği
rehavet genleşmişti anlıkta sonra
sarkacında sallanıyordu sası başı
Sıcak iklimlerin insanıyım ben.
Sırılsıklam olsam da terden,
yağmurda ıslanmayı sevmem. Ama
Güneşin terletmesinden yanadır bedenim.
Kış gelecek diye ürperirken bedenim,
Göçmen kuşlar gibi gitmek ister sıcak iklimlere yüreğim.
Yine bir yatışa imza attık.
Acılara merhem
Belirsizliğe çare olsun demiş,
atmıştık öncesinde yine imzayı.
Acılar dinmiş,
belirsizliğe çare bulunmuştu derken,
Asi bir insandı zalime karşı
Masum tavırları halkına aşkı
Çok fedakar idi dosta bakışı
Unutmak mümkün değil seni
İsa yoldaşım
bastığın toprakların herbirinde ben
ektiğin fidanların dallarında ben
biri diğerinden ala
peşinsıra boy veren güller görmüşüm
hir biri birinden ala
peşin sıra boy veren
Kanatları kırılmış da olsa
Yapayalnız
okyanusta bir damla da kalsa
kabuğunda yaşayan bir midye gibi
aldırmaz bukalemun tarzı yaşayan
etrafında dönen dolaplara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!